27 Nisan 2010 Salı

Pulp Fiction'ın Ayrıntıları



Filmdeki Açıklanmayan Ayrıntılar ve Tarantino Bilmeceleri:

* Filmde kimi açıklanmayan doğaüstü konular mevcut ve bunlar için birçok senaryo yazılmış filmin fanları tarafından. Herkesin büyük hayranlıkla baktığı çantanın içinde ne olduğu hala daha belli değil. En büyük olasılık Marcellus’un ruhu olduğu yönünde. Bir mitolojiye göre, şeytan ruhunu satın aldığı kişilerin ruhunu ensesinden çekiyor. (dikkat ettiyseniz Marcellus un ensesindeki yara bandının buna işaret olduğu söyleniyor. Çantanın şifresinin de 666 olması bu fikri güçlendiriyor. Ama işi biraz geyiğe vuranlar çantanın içinde Rezervuar Köpekleri’nde çalınan elmasların olduğunu söylüyorlar.

* Çantanın içinde Wallace’ın ruhunun olduğu tezini doğrulamak için Jules ve Vincent’in Brat’i öldürürken ortaya çıkan ışığın onun ruhu olduğunu ileri sürülmüş. Ancak bu bazılarına göre yanlış bir yorum. Açıklaması: Bu muhteşem ikilinin aynı odada öldürdüğü diğer iki adamda ve Vincent’in kazara zenciyi vurduğu sahnede böyle bir ışık söz konusu değil. Bahsi geçen o ışık sadece Jules’un ateş ettiğini gösteren kamera açısından Vincent’in de aynı anda ateş ettiğini göstermek için değiştirilen ve sonra hemen tekrar Jules'a dönen görüntülerin arasını doldurmaktan başka bir fonksiyonu olmayan güzel bir sinemasal geçişten başka bir şey değil.

Ayrıca Tarantino bir röportajında bahsi geçen tezi düşünerekten filmi çekmediğini açıkladı. Ama elbette çantada ne olduğunun seyircinin doldurması gereken bir muamma olması amacıyla çantaya ışık koyduğunu kabul etti. Ama bu tezin Tarantino tarafından önceden düşünülmediğini kanıtlayan başka bir olaysa Marcellus’un ensesindeki yara bandının film çekimleri esnasında bir yarayı kapatmak için oyuncu tarafından kullanıldığı ve Tarantino’nun da hoş gözüküyor diye bunu çıkarttırmadığı biliniyor.

* Kurşunların durması ya da Vincent ve Jules’a değmeden geçmesini şu şekilde açıklıyorlar. Tanrı Vincent ve Jules’a ikinci bir şans veriyor filmde Jules’ın da dediği gibi. Şans vermesinin sebebi ise bu işi bırakmaları isteniyor(Tanrı istiyor).(bunu da yine filmde Jules söylüyor)Bu olaydan çok etkilenen ve inanan Jules işi bırakıyor ama Vincent pek üzerinde durmuyor bu olayın. Filmin ortalarında ise(aslında sonunda) Vincent ölüyor hem de şans eseri. Ama Jules hayatta kalıyor. Bunu da filmin fanatikleri Vincent’ın tanrının sözünü dinlememesiyle bağdaştırıyorlar.

* Filmde Tarantino’nun gerçekten önceden düşünüp tasarlayıp filme koyduğu son derece zeka kokan birkaç numara:

- Filmin başında Pumpkin garsondan kahve isterken fincanı sol eliyle kaldırırken,son bölümde sağ eliyle kaldırıyor. - Pumpkin ve Honey Bunny soygun yapmaya karar verdikten sonra Honey Bunny elindeki silahı tek eliyle tutuyor,filmin sonunda tekrarındaysa iki eliyle birlikte tuttuğu görülüyor. Gördüğünüz gibi sen filmi defalarca izle ve her seferinde Tarantino seni kandırmayı başarsın. - Başka bir radyo yayını numarası da filmin hemen başında yer alıyor. Vincent ve Jules 3 kişiyi öldürecekleri odanın önüne gelene kadar ilerledikleri uzun (adeta bir labirent) koridorda duyulan bir radyo haberinde de şu geçilir: Butch ve ....'nın box maçı...... - Ayrıca Vincent ve Mia Jack Rabbit Slim's e girdiklerinde Vincent etrafta göz gezdirir ve gözüne koşulan bir oyuncak araba yarışı çarpar. Eğer dikkatli bakarsanız arabaların renkleri mavi, beyaz, pembe, turuncu, sarı ve kahverengi. Yani iyi bir Tarantino takipçisine şu an bu cümleyi ben bitirmeden çoktan vay be dedirten olay: Bu renkler “Reservoir Dogs” taki esas ad.mlarımızın kendilerine takmak için rumuz olarak seçtikleri renk isimleri. Ayrıca aynı numarayı Kill Bill’de de yaptı Tarantino. Gelin, Hattori Hanzo’nun sushi barının üst katında kılıç koleksiyonuna bakarken kılıçların renklerine dikkat..
Pulp Fiction’un Ayrıntıları: [değiştir]

* Filmin adına kaynaklık eden olay; 1940’larda Amerika’da ucuza satılan çizgi romanlar temsil ediyordu.

* İnsanı asla sıkmayan adeta geyik muhabbetinin nasıl yapılabileceğinin talimatnamesi niteliğini taşıyan diyalogları, her biri insanı derinden vuran müzik parçaları, muhteşm üçlü kurgusu ve tabi ki entelektüel gangsterleri ile bir o kadar aptal karakterleri(Butch- “bora bora” muhabbeti bunu kanıtlıyor zira bora boraca diye bir dil yoktur, orada Fransızca konuşuluyor dolayısıyla sevgilisi Fransız kökenli olduğuna göre böyle bir yabancı dil öğrenme çabasına girmesine gerek yok. Ayrıca “bora bora”ya alternatif olarak bahsi geçen Tahiti zaten “bora bora”nın içinde bulunduğu ada, yani aynı yer.

* Quentine Tarantino başta hangi rolü seçeceğinde kararsız kalmış: Jimmy ve Lance. En sonunda Mia’nın yüksek doz sahnesinde kamera arkasında olmak istediği için Jimmy de karar kılmış.

* "Honey Bunny" ve "Pumpkin" in olduğu bölümler Amanda Plummer ve Tim Roth için özellikle yazılmış.

* Q.T Jules karakterini afro saçlı olarak düşünmüştü. Ama ekipten biri hem afro h.m de kıvırcık peruk getirmiş ve Jules kıvırcık saçı denediğinde Q.T’nin hoşuna gitmiş ve bunda karar kılınmış.

* Kaptan Koons’un küçük Butch’u ziyaretinde, bahsi geçen saati taşıyan havacı "Wynocki" Howard Hawks’ın Air Force (1943) filmindeki “John Garfield”ın oynadığı karakterin ismi ile aynı. Hawks Q.T’nin en sevdiği yönetmenlerden.

* Yapımcı Danny De Vito “Twins”de (1988) rol almıştı ve buradaki iki kardeşin ismi Juluis ve Vincent idi.

* Big Kahuna Burger daha önce From Dusk Till Down da yenmişti ve ilk olarak da Reservoir Dogs’da gözükmüştü.

* Butch’un içtiği sigara olan Red Apple aynı zamanda Four Rooms’da Tim Roth tarafından içiliyor.

* Fabienne’nin söylediği "Any time of day is a good time for pie" repliği aynı zamanda Quentin Tarantino tarafından yazılan True Romance’da Alabama tarafından söyleniyor

* Filmde Tarantino'nun oynadığı bölümü Robert Rodriguez yönetmiş.

* Jules'ün üzerinde “Bad Mother......” yazılı cüzdanı Q.T ye ait.

* John Travolta’nın karakteri Vincent Vega Reservoir Dogs’daki Vic Veganın (Mr. Blonde) kardeşi.

* Küçük Butch’un TV de izlediği şov Clutch Cargo (1959)

* Vincent’ın 1964 Chevelle Malibusu gerçek hayatta Quentin Tarantino’nun kendi arabasıydı ve çekimler sırasında çalındı.

* Açılıştaki Honey Bunny ve Pumpkin sekansında Jules’un "Life" konuşması duyuluyor.

* Vincent’ın her tuvalete gidişinde kötü bir şeyler oluyor.

* Filmin başında Honey Bunny ve Pumpkin soygun hakkında konuşurken arkadan geçen Vincent’i görüyoruz.

* Lawrence Bender, filmin yapımcısı, kafede uzun saçlı gençlerden biri olarak gözüküyor.

* Steve Buscemi Jack Rabbit Slim's de garson Buddy olarak gözüküyor. Diğer yandan Reservoir Dogs da Mr.Pink olarak garsonlara bahşiş vermeyi reddediyordu.

* Vincet ve Mia ‘Jack Rabbit Slims’de otururken Mia “Red Apple” sigarası çıkarıyor..

* Taksi şoförü Esmeralda Villalobos (Angela Jones) Curdled (1991) adlı 30 dakikalık bir kısa filmde cinayetlerden sonra kalanları temizleyen bir karakteri oynamıştı. Bu onda öldürmenin nasıl bir şey olduğu merakını uyandırıyordu. Tarantino bu filmi gördü ve bu karakteri filme katmaya karar verdi.

* Fu**k sözcüğü 276 kere kullanılır.

* Butch karakteri için Sylvester Stallone düşünülüyordu.

* Vincent Vega rolü Reservoir Dogs’da Vic Vegayı canlandıran Michael Madsen için yazılmıştı. Ancak Madsen başka bir filmin çekimlerinde olduğu için oynayamadı.

* Tarantino Wolf karakterini Harvey Keitel için yazmış.

* Filmin Afişi de filmi tam olarak açıklamaktadır:

- Afişin sol üst köşesindeki 10 kuruş, Uma Thurman'ın elinin altındaki Pulp Ficton kitabı ve sigara.

- Uma Thurman'ın ucuz bir kadın olarak önünde duran kitaplarla birlikte diğer elinde tuttuğu sigarası filmin hikâyesini tam olarak bütünlemektedir.

- Uma Thurman'ın ayakları da kareye girmiştir.

* İlk senaryoya göre Vincent'ın Marvin’i iki kez vurması gerekiyordu . İlki kaza sonucu boğazından ikincisi ise acıdan kurtarmak için. Tarantino daha eğlenceli olacağını düşündüğü için bunu tek bir atış olarak değiştirdi .

* Almanya’da filmin DVD si 2 euro´ya satılıyor, yani bir nevi Pulp Fiction romanlar gibi.

* Ayrıca film kronolojik olay akışı sırasıyla Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde gösterilmiştir.

* Tarantino ve ekürisinin filmlerinde rastlayabileceğimiz, bizzat kendisinin uydurduğu markalar:

Red Apple sigaraları, Big Kahuna hamburgerleri.

* Jules ve Vincent asansörden çıktıktan sonra ayak masajı tartışması sırasında tüm koridor boyunca yürürler, Brett'in kapısına oradan pencereye ve tekrar Brett’in kapısına giderler. Tüm bu sahneler tek bir çekimde gerçekleştirildi.

* Butch un Zed'e samuray kılıcını tutarak söylediği replik: "You want that gun, don't you Zed? Go ahead and pik .t up. I want you to pik .t up." Tarantino'nun favorilerinden biri olan Rio Bravo (1959) filminde John Wayne'in canlandırdığı Sheriff Chance karakteri tarafından da söyleniyor.

* Vincent ve Jules´un vurdukları gençler aslında Amerika’daki ideal iyi çocuk tipleri (saç şekilleri, konuşmaları yani suçlu tipler değiller??). Koleje giden, suçla alakaları olmayan iyi aile çocukları. Yani serseri tipler yerine böyle tipler kullanılması filmin ilginçlikleri arasında. Çantanın bu kişilere nasıl geldiği, ya da Marcellus ile ne gibi bir ilişkileri olduğu da ayrı bir merak konusu tabi??
* Mia ve Vincent birbirlerini şöyle çağırırlar:

John Travolta "Urban Cowboy" adlı filmde bir kovboyu, Uma Thurman da "Even Cowgirls Get the Blues" adlı filmde hayata otostopçu olarak başlayan ve bir bölümünde kovboyluk yapan bir kadını canlandırmıştır. Bu eski rollere binaen birbirlerini böyle çağırırlar.

* Tarantino'nun popüler kültürden (bazen kendi döneminin kültleri ve özel ilgi alanları da işe karışıyor. Sadece "popüler" demek doğru olmaz.) beslenen belirli temaları var:

Sonny Chiba buna bir örnek. Chiba'nın ismi daha önce ki filmlerinde de geçiyor. Onlarda Kill Bill'e gönderme mi yani. Chiba'yı seviyor ve bunu birçok kez kullandı. Büyük ihtimalle bir sonraki filminde bir daha kullanacak. Sevdiği temalar, karakterler, olgular (Mia'nın dizisi) arasında gezinmeyi seviyor ve bu açıdan istikrarlı bir "tekrar" mevcut. Sadece her yeni filminde (çok var zaten ) ufak bir "ön plana çıkarmak". Hepsi bu.

* Jules Ezeikel'i okuduğu ve ardından silah seslerinin duyulduğu bölüme dikkat:

Jules: ........ve senden intikam almaya geldiğimde adımın tanrı olduğunu anlayacaksın... bang bang bang bang bang bang bang bang Evet, Jules ve Vincent tamı tamına 9 kurşun atmışlardı ve Jules'un belirttiği üzere ondan intikamlarını alırken ona tanrının rakamı olan 9 kadar kurşun sıkarak adlarının tanrı olduğunu ona göstermişlerdi.

* Bazılarına göre başka filmlerden çalındığı, bazılarına göre ise gönderme olan sahneler:

- Winston Wolf karakteri, Nikita'daki Victor karakterini acayip hatırlatıyor.

- Vincent ve Mia’nın dans ettikleri sahnenin, Godard’ın bande à part filminden ve Butch’un, Vincent’ı öldürdükten sonra sokakta Marsellus ile karşılaştığı sahnenin de, Psycho’da, Janet’in, patronuyla karşılaştığı sahneden çalındığı gibi iddialar var. Filmde daha birçok gönderme ve arak sahne olduğu da söyleniyor. Mesela içindekilerin seyirciye gösterilmediği ve açıldığında parlayan çanta, Robert Aldrich’in ünlü film-noir’ı Kiss me Deadly ’de de varmış. Ayrıca uma Thurman’ın oynadığı Mia karakteri de, saçı ve makyajıyla Godard’ın ilk aşkı ve filmlerinin yıldızı Anna Karina’ya benzemekte.

* Vincent her tuvalete gittiğinde kötü bir şey olur, bunlar:

- Honey Bunny ve Pumpkin kafeyi soymaya giriştiklerinde eleman tuvalette "Modesty Blaise" adlı kitabı okumaktadır. Ölmeden önce Butch'un tuvaletinde de aynı kitap elindedir. burada olan kötü şey ise ölmektir. Tarantino burada çantanın içindekilerden daha gizli mesajlar vermektedir.

- Yemek dönüşü Mia’nın evinde de tuvalete gider. Çıktığındaysa kızı komada bulur...

* Kimi Kim öldürdü?

- Jules ve Vincent çantayı almak için gittikleri evde üç kişiyi öldürürler. Kanepede yatan oğlana sadece Jules ateş ederken, diğerlerini birlikte vururlar.
- Vincent arabada kazayla Marvin'i vurur.
- Butch ise sırayla maç yaptığı boksörü, Vincent’ı ve rehin dükkanındaki elemanı öldürür.

* Quentin Tarantino’nun diğer filmi Reservoir Dogs ile benzerlikler:

- “Reservoir Dogs’da "garsonlara bahşiş vermem arkadaş!" babında uzuun bir monolog attıran Steve Buscemi bu filmde garson rolündedir...
- Her iki filminde de açılış sahnesinde benzer türde mekan seçilmiştir.
- Samuel L. Jackson, Reservoir Dogs’da Mr. Orange karakterini oynamak istemişti ancak Tim Roth’a verildi rol . Fakat Q.T Jackson’ı çok beğendiği için Jules karakterini Jackson için yazdı.
- Rezervuar Köpekleri'nde rehin alınan polis memurunu bagajdan çıkardıkları ve Pulp Fiction'da Jules ve Vincent'in bagajdan silah aldıkları sahnede karakterleri bagajın içindeki kameradan görüyoruz.

* Pulp Fiction ile Kill Bill'deki benzer sahneler:

- Pulp Fiction'da Vincent'in Mia'nın göğsüne iğne sapladıktan sonra Mia'nın acı içinde hızlı bir şekilde doğrulması ve kendine gelmesi ile Kill Bill vol. 1'deki hastane sahnesinde gelin'in hasta yatağında yatarken kolunu sinek ısırması ile bir anda acı içinde doğrulması ve kendine gelmesi. Uma Thurman'ın çıplak ayakları, eliyle hayali dikdörtgen çizmesi.

Pulp Fiction



Pulp Fiction (1994) is an American crime film directed by Quentin Tarantino, who cowrote its screenplay with Roger Avary. The film is known for its rich, eclectic dialogue, ironic mix of humor and violence, nonlinear storyline, and host of cinematic allusions and pop culture references. The film was nominated for seven Oscars, including Best Picture; Tarantino and Avary won for Best Original Screenplay. It was also awarded the Palme d'Or at the 1994 Cannes Film Festival. A major critical and commercial success, it revitalized the career of its leading man, John Travolta, who received an Academy Award nomination, as did costars Samuel L. Jackson and Uma Thurman.

Directed in a highly stylized manner, Pulp Fiction joins the intersecting storylines of Los Angeles mobsters, fringe players, small-time criminals, and a mysterious briefcase. Considerable screen time is devoted to conversations and monologues that reveal the characters' senses of humor and perspectives on life. The film's title refers to the pulp magazines and hardboiled crime novels popular during the mid-20th century, known for their graphic violence and punchy dialogue. Pulp Fiction is self-referential from its opening moments, beginning with a title card that gives two dictionary definitions of "pulp". The plot, in keeping with most of Tarantino's other works, is presented out of chronological sequence.

The picture's self-reflexivity, unconventional structure, and extensive use of homage and pastiche have led critics to describe it as a prime example of postmodern film. Considered by some critics a black comedy,[3] the film is also frequently labeled a "neo-noir".[4] Critic Geoffrey O'Brien argues otherwise: "The old-time noir passions, the brooding melancholy and operatic death scenes, would be altogether out of place in the crisp and brightly lit wonderland that Tarantino conjures up. [It is] neither neo-noir nor a parody of noir".[5] Similarly, Nicholas Christopher calls it "more gangland camp than neo-noir",[6] and Foster Hirsch suggests that its "trippy fantasy landscape" characterizes it more definitively than any genre label.[7] Pulp Fiction is viewed as the inspiration for many later movies that adopted various elements of its style. The nature of its development, marketing, and distribution and its consequent profitability had a sweeping effect on the field of independent cinema. A cultural watershed, Pulp Fiction's influence has been felt in several other media.



Plot

Prologue

"Pumpkin" (Tim Roth) and "Honey Bunny" (Amanda Plummer) are having breakfast in a diner. They decide to rob it after realizing they could make money off not just the business but the customers as well, as occurred during their previous heist. Moments after they initiate the hold-up, the scene breaks off and the title credits roll.

Prelude to "Vincent Vega and Marsellus Wallace's Wife"

As Jules Winnfield (Samuel L. Jackson) drives, Vincent Vega (John Travolta) talks about his experiences in Europe, from where he has just returned—the hash bars in Amsterdam; the French McDonald's and its "Royale with Cheese". The dress-suited pair are on their way to retrieve a briefcase from Brett (Frank Whaley), who has transgressed against their boss, gangster Marsellus Wallace. Jules tells Vincent that Marsellus had someone thrown off a fourth-floor balcony for giving his wife a foot massage. Vincent says that Marsellus has asked him to escort his wife while Marsellus is out of town. They conclude their banter and "get into character", which involves executing Brett in dramatic fashion after Jules recites a baleful "biblical" pronouncement.


Vincent Vega and Marsellus Wallace's Wife

The "famous dance scene":[11] Vincent Vega (John Travolta) and Mia Wallace (Uma Thurman) do the twist at Jack Rabbit Slim's.

In a virtually empty cocktail lounge, aging prizefighter Butch Coolidge (Bruce Willis) accepts a large sum of money from Marsellus (Ving Rhames), agreeing to take a dive in his upcoming match. Vincent and Jules—now inexplicably dressed in T-shirts and shorts—arrive to deliver the briefcase, and Butch and Vincent briefly cross paths. The next day, Vincent drops by the house of Lance (Eric Stoltz) and Jody (Rosanna Arquette) to score some high-grade heroin. He shoots up before driving over to meet Mrs. Mia Wallace (Uma Thurman) and take her out. They head to Jack Rabbit Slim's, a 1950s-themed restaurant staffed by lookalikes of the decade's pop icons. Mia recounts her experience acting in a failed television pilot, "Fox Force Five".

After participating in a twist contest, they return to the Wallace house with the trophy. While Vincent is in the bathroom, Mia finds his stash of heroin in his coat pocket. Mistaking it for cocaine, she snorts it and overdoses. Vincent rushes her to Lance's house for help. Together, they administer an adrenaline shot to Mia's heart, reviving her. Before parting ways, Mia and Vincent agree not to tell Marsellus of the incident.

Prelude to "The Gold Watch"

Television time for young Butch (Chandler Lindauer) is interrupted by the arrival of Vietnam veteran Captain Koons (Christopher Walken). Koons explains that he has brought a gold watch, passed down through generations of Coolidge men since World War I. Butch's father died of dysentery while in a POW camp, and at his dying request Koons hid the watch in his rectum for two years in order to deliver it to Butch. A bell rings, startling the adult Butch out of this reverie. He is in his boxing colors—it is time for the fight he has been paid to throw.

The Gold Watch

Butch flees the arena, having won the bout. Making his getaway by taxi, he learns from the death-obsessed driver, Esmerelda VillaLobos (Angela Jones), that he killed the opposing fighter. Butch has double-crossed Marsellus, betting his payoff on himself at very favorable odds. The next morning, at the motel where he and his girlfriend, Fabienne (Maria de Medeiros), are lying low, Butch discovers that she has forgotten to pack the irreplaceable watch. He returns to his apartment to retrieve it, although Marsellus's men are almost certainly looking for him. Butch finds the watch quickly, but thinking he is alone, pauses for a snack. Only then does he notice a submachine gun on the kitchen counter. Hearing the toilet flush, Butch readies the gun in time to kill a startled Vincent Vega exiting the bathroom.

Butch drives away but while waiting at a traffic light, Marsellus walks by and recognizes him. Butch rams Marsellus with the car, then another automobile collides with his. After a foot chase the two men land in a pawnshop. The shopowner, Maynard (Duane Whitaker), captures them at gunpoint and ties them up in a half-basement area. Maynard is joined by Zed (Peter Greene); they take Marsellus to another room to rape him, leaving a silent masked figure referred to as "the gimp" to watch a tied-up Butch. Butch breaks loose and knocks out the gimp. He is about to flee when he decides to save Marsellus. As Zed is raping Marsellus on a pommel horse, Butch kills Maynard with a katana. Marsellus retrieves Maynard's shotgun and shoots Zed in the groin. Marsellus informs Butch that they are even with respect to the botched fight fix, so long as he never tells anyone about the rape and departs Los Angeles forever. Butch agrees and returns to pick up Fabienne on Zed's chopper.

The Bonnie Situation

The story returns to Vincent and Jules at Brett's. After they execute him, another man (Alexis Arquette) bursts out of the bathroom and shoots wildly at them, missing every time before an astonished Jules and Vincent can return fire. Jules decides this is a miracle and a sign from God for him to retire as a hit man. They drive off with one of Brett's associates, Marvin (Phil LaMarr), their informant. Vincent asks Marvin for his opinion about the "miracle", and accidentally shoots him in the face.

Forced to remove their bloodied car from the road, Jules calls upon the house of his friend Jimmy (Quentin Tarantino). Jimmy's wife, Bonnie, is due back from work soon and he is very anxious that she not encounter the scene. At Jules's request, Marsellus arranges for the help of Winston Wolf (Harvey Keitel). Wolf takes charge of the situation, ordering Jules and Vincent to clean the car, hide the body in the trunk, dispose of their own bloody clothes, and change into T-shirts and shorts provided by Jimmy. They drive the car to a junkyard, from where Wolf and the owner's daughter, Raquel (Julia Sweeney), head off to breakfast and Jules and Vincent decide to do the same.

Epilogue

As Jules and Vincent eat breakfast in a coffee shop the discussion returns to Jules's decision to retire. In a brief cutaway, we see "Pumpkin" and "Honey Bunny" shortly before they initiate the hold-up from the movie's first scene. While Vincent is in the bathroom, the hold-up commences. "Pumpkin" demands all of the patrons' valuables, including Jules's mysterious case. Jules surprises "Pumpkin" (whom he calls "Ringo"), holding him at gunpoint. "Honey Bunny", hysterical, trains her gun on Jules. Vincent emerges from the restroom with his gun trained on her, creating a Mexican standoff. Reprising his pseudo-biblical passage, Jules expresses his ambivalence about his life of crime. As his first act of redemption, he allows the two robbers to take the cash they have stolen and leave, pondering how they were spared and leaving the briefcase to be returned to Marsellus, finishing the hitman's final job for his boss.

26 Nisan 2010 Pazartesi

Queen Of The Damned



Queen of the Damned is a 2002 film adaptation of the third novel of Anne Rice's The Vampire Chronicles series, The Queen of the Damned, although the film contains many plot elements from the latter novel's predecessor, The Vampire Lestat. It stars Aaliyah in the title role and Stuart Townsend as the vampire Lestat. Queen of the Damned was released six months after Aaliyah's death and is dedicated to her memory.

Plot

The vampire Lestat is awakened from decades of slumber by the sound of a rock band, which he proceeds to take over as lead singer. Achieving international success and planning a massive live concert, Lestat is approached by Marius, and warned that the vampires of the world will not tolerate his flamboyant public profile.

Jesse Reeves, a researcher for a paranormal studies group called the Talamasca, is intrigued by Lestat's lyrics and tells the rest of the group her theory that he really is a vampire. Her mentor takes her aside and tells her they know he is and that a vampire called Marius made him.[1] He also shows her Lestat's journal that he recovered and is now in the Talamasca library. In a flashback to his origins, Lestat recalls how he awoke Akasha, the first vampire, with his music. Jesse tracks him down to a London vampire club where he confronts her, and she follows him to Los Angeles for the concert, where she gives him back his journal. Shortly after they leave London, Akasha, awakened by Lestat's new music, arrives and torches the club, and all the vampires inside, who hate Lestat.

At the concert in Death Valley, a mob of vampires attack Lestat and Marius. Akasha bursts through the stage and takes Lestat with her as her new King. Empowered by Akasha's blood, Lestat and the Queen confront the Ancient Vampires at the home of Maharet, Jesse's aunt, who is an ancient vampire herself. The Ancient Vampires were planning to kill Akasha, to save the human world from demise. But Akasha then commands Lestat to kill Jesse. Lestat ostensibly obeys but then turns and kills Akasha with the help of the Ancients. Maharet is the last to drink Akasha's blood, and thereby ends up becoming a marble 'statue'. Lestat runs to where Jesse is lying lifeless, and cradling her in his arms, gives her his blood and turns her into a vampire. Jesse, now a vampire, and Lestat then returns the journal to the Talamasca, and walk away, among mortals, into the night.

Nature

Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.