7 Aralık 2018 Cuma

Bilir Misin Ne kadar Acı Gözde

Anlatayım.

Gözde'yi ilk gördüğümde aşık oldum. Pınar isimli arkadaşı ile arkadaş oldum öncesinde bir dil forumunda.

Üniversite sınavına hazırlanan toy bir çocuktum. Erken olgunlaştığım için övünürdüm, komik.

O zamanlar facebook çok yaygın ve yoğun olarak kullanılırdı, ben de yoğun kullanırdım evet, sosyalleşmek olsun, paylaşımlar olsun, her gün giriyordum bu siteye.

Facebook'ta ekledim Pınar'ı forumdan sonra oradan da sohbete devam ettik.

Ve bir gün paylaşmış olduğu eski bir fotoğrafa rastladım, Evet, işte o andı Gözde'yi ilk görüşüm.

Ah o fotoğrafı neden kaydedip de saklamadım ki bir yere. İnsan bilmiyor bir fotoğrafın ne kadar acı vereceğini.

O fotoğrafı tekrar görebilmek için yıllardır uğraşıyorum. Komik gelebilir.

Korkuyorum. Gözde'nin çehresini unutmaya başladım. Benim kalbimi bu kadar burkan, bu kadar parça parça eden birisinin görüntüsünü kaybediyorum.

Gözde'nin fotoğrafına yorum yaptım, evet, imalı yorum yapmıştım belki kendisi görür diye.

Şanslıydım, her şey ondan sonra başladı. Büyük ihtimalle ben eklemişimdir onu yorumuma yanıt verince kendisi.

Evet yazıştık, yazıştık, yazıştık. Sosyal ortamda yazıştık, mesafeler çok uzak ama samimiyet bir o kadar yakındı.

Telefona geçti bu sohbetler, sonra mesajlardan telefonlaşmaya geçti. Onun sesini ilk duyduğum zamanı unutmam ve hala sesini unutmuyorum.

Evet gözlerim yaşlı. Çok üzülüyorum.

Sesten sonra ileriye götürmek istedim bu durumu, bir gün kendimi attım yola ve buldum onu.

Yanına gittim mesafe dinlemedim. Mucize gibiydi hissettiklerim. Büyülenmiştim.

Hayatımda en heyecanlı ve mutlu olduğum zamanlardı.

Kibirimden midir, kendimi çok beğenmiş olmamdan mı, gözünü korkuttum, kendisini kötü hissettirdim.

Eksik, bozuk, kusurlu olan bendim o değildi, o harika ve kusursuzdu.

Korktum. O kadar mükemmeldi ki kendimle birlikte aşağı çekmek istemedim onu, inanamıyordum çünkü onun varlığına.

Tertemizdi, zarar vermekten korktum, ve hata yaptım, sebepsiz yere, onu hayatımdan silmek istedim.

Benim hayatımdaki en büyük hatalarımdan ve hayatımda huzurlu ölmemi engelleyecek şeylerden biri olacak bu, huzursuz olacağım, beni affeder umarım.

Bir insanı silmek ne demektir? Sanki hiçbir şey olmamış, hiçbir şey yaşanmamış gibi aramızda.

Ona değer vermediğimi gösteriyor bu, saygı duymadığımı.

Ne kadar saçma değil mi, hataları yap yap sonra ders al karakter hatalarını düzeltmeye çalış, kendini değiştir, yine de eski güzel günlere dönmeye çalış.

Carpe Diem diyip dururdum, keşke dememek için iyi geçir anını diye didinip dururdum, şimdi kırık haldeyim, o kırığı devam ettiremiyorum, tökezliyorum yol boyu.

Umudum küçük, dünyam daha da küçüldü, günden güne, geleceğe karşı umut beslenmez bir hale döndü dünyamız.

Bilir misin ne kadar acı Gözde sana ulaşamamak?

Facebook'ta bulamıyorsun, cep telefonu numaranı değiştir, sil, ulaşmak mümkün değil.

İletişim kuramıyorsun, bulamıyorsun nerede ararsan ara.

Sanki hiç var olmamış gibi bulamıyorum.

En güzel zamanlarımı yaşadığım zamanlar hiç olmamış gibi.

Keşke sana ulaşabilsem.

Ağlamaktan göz yaşlarımdaki tuzdan suratım yanıyor.

Çare yok.

2 Şubat 2018 Cuma

Güç için Arzu



Arch Enemy 2017'de durdu durdu patlattı en sonunda potansiyelini ve Will to Power albümünü oluşturdu.

Sana malzemeyi bıraktı. Sen askerdeydin, ilk çarşı izninde durmadan yayınladıkları ilk şarkılarını dinledin sayısız kez.

Şimdi tekrar dinliyorsun, ve askerlik bitti.

My oh my, askerlik bitti lan. Valla bitti. Askerlik hizmeti diye o kadar gözümde büyüttüğüm şey bitti.

Cidden askerlikte yaptığım şey zamanın geçmesini dilemekti. Hayatımda hiç bu kadar zamanın geçmesini istememiştim. Zor olduğundan değil, belli bir sürede bittiği için.

Zamanı saymadım, günleri hesaplamadım, zamanı öldürmeye baktım, meşgul ettim kendimi.

Zaman değerli biliyorum, biraz boşa geçen zaman gibi geliyor tabii, ama zorunlu olan bir şeye dil uzatamazsın.

Bitti heleşükür ve yeterliydi de son derece.

Hep yazdıklarımda bir canlan, uyan çağrısı yaptığımı fark ettim, yani biliyordum da işte. Hep uyan diye çağrı yapan bir ses çığlık atarken içimde elimde olmayan zorunluluklarım vardı.

Şimdi ise uyanmamak için hiç bir sebep...

Hadi bakalım, let's go diyorlar İngiliz dilinde buna.

Arch Enemy'nin son albüm şarkılarının toplamı gibi, ne diyor,

There is a reason to believe, there is a fight I must win, there is blood in the water, this is the race, there is only my shadow and I, let's set flame to the night, the world is yours, the eagle flies alone.

Nature

Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.