Beni okuyorsun, demek ki zekisin
Taraf/FERHAT ULUDERE - Istanbul - 01.11.2009
Adam Fawer İstanbul Kitap Fuarı’nda kitabı Olasılıksız’ı anlattı:
Kitaplarım en fazla Türkiye’de satıyor çünkü Türkler dünyanın en zeki insanları
Herkes hatırlıyordur, bir dönem nereye baksak farklı insanların elinde aynı kitabı görüyorduk. Herkes Olasılıksız’ı okuyor ve kitabın şöhreti kulaktan kulağa yayılıyordu. 250 binden fazla satmıştı...
Adam Fawer, ardından Empati adlı yeni bir roman yazdı ve o da ilki kadar olmasa da uzun süre çok satanlar listesinde kalmayı başardı. Adam Fawer 28. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın konuğu olarak Türkiye’ye geldi ve dün “Olasılıksız ve Empati-Bugüne Kadarki Yazarlık Yaşamım” başlıklı panele katılarak edebiyat meraklılarına yazarlık yaşamanı anlattı.
J. L. Borges’in “Her yazar işe okur olarak başlar” düsturuyla söze giren Fawer, yazarlığının temelinin çocukluk yıllarında geçirdiği bir rahatsızlıktan kaynaklandığını anlatıyor önce. İki gözünde de ciddi görme bozukluğu meydana gelen Fawer, tedavi sürecinde her gün babasının getirdiği sesli kitapları dinlemeye başlıyor ve böylece yazarlığa ilk adımını atmış oluyor. Gözleri onu terk ettiğinde kelimelerin sesleriyle buluyor yolunu. O yıllarda kitaplara tutulmasını “keyifli bir kaçış olarak” tanımlıyor. Babasının seçimleri bazen karanlığı biraz daha derinleştiriyor ve Stephen King kitapları onun için “bir kâbus” olsa da bu kâbusun içinde kendine yer buluyor ve zevk almaya başlıyor ondan. Yazarlığına en büyük katkıyı da King’in yaptığını söylüyor.
Hastalık geçtikten sonra ne yapması gerektiğini düşünüyor uzun bir süre, olasılıksızlığın üzerine gitmeyi seçiyor ve yazar olmayı aklına koyuyor. 11 Eylül 2001’de işini bırakıp kendi içinde bir yolculuğa çıkıyor. Yazar olmak istediğini utana sıkıla söylediği bir arkadaşıyla birlikte her gün Starbucks’a gidiyor ve orada yazmaya başlıyor. Stephen King’in Yazma Sanatı adlı kitabı yol arkadaşı oluyor ona ve onun sözleri doğrultusunda ilerliyor. King, günde 2000 kelime dese de o 1800 kelime yazmakla yetiniyor.
Olasılıksız’ı basmak istemediler
Yazmayı “bir dağa tırmanmak” diyerek tanımlıyor Fawer; “Tepesine çıkmak ve orada olduğunu hiçbir zaman bilmemek” diyor... Karakterlerle her yazardan biraz farklı ilişki kuruyor; onlara sorular soruyor yazarken ve aldığı cevaplarla ilerliyor... Bir süre sonra soruyor karaktere, “bitsin artık bu kitap” diye, ikna etmeye çalışıyor onları artık bir şey yapmamaları için. Onların “bitti” dediği yerde bitiriyor romanı.
Menajer bulmak için 50 tane ajansa başvuruyor ve sadece bir kişi kabul ediyor onunla çalışmayı. Ardından yayınevlerine gidiyor Olasılıksız’ın ilk versiyonu... Yayıncılar “kendisinin iyi bir yazar olduğunu, ama çok kötü bir kitap yazdığını” söylüyor. Editörlerin eleştirilerini dikkate alarak değişiklikler yapıyor, Olasılıksız neredeyse yeniden yazılıyor. Ama kitap yeniden reddediliyor.
Yazarlığı bırakıp işe yeniden dönüyor Fawer, ilk gün çalışmaya gidiyor ve gelen bir telefon yeniden yazıya döndürüyor onu. Bir hafta sonra yayınevi teklif hazırlasa da menajeri kabul etmiyor bu teklifi. Yayınevi daha iyi bir teklif yapıp kitabın yayın haklarını satın alıyor ve böylece kitabı olan bir yazar olma hayali gerçekleşiyor Fawer’ın...
Kitap Amerika’da çok satmasa da Hollanda ve İtalya’da çok satıyor. Ama Türkiye’de yayımlanmasını istiyor önce.
Türk hayranlarından gelen e-maillere seviniyor, Türkiye’de dünyanın diğer ülkelerine göre daha çok sattığını söylüyor ve ekliyor: “Bu yüzden Türklerin dünyanın diğer milletlerinden daha zeki olduğunu düşünüyorum...”
Kalkmalı doğrulmalı geç olmadan.
3 Kasım 2009 Salı
İyi poker oynayan hayatta da iyi bir oyuncudur.
İPEK YEZDANİ İstanbul 2.11.2009
Fawer, İpek Yezdani’nin sorularını yanıtladı.
Ünlü yazar Adam Fawer, kitabı ‘Olasılıksız’da olasılıkları hesaplayarak yaşamını değiştiren iyi bir poker oyuncusunu anlatmıştı. Fawer’a göre iyi poker oynayan hayatta da iyi bir oyuncu olabilir
Piyangoda büyük ikramiyeyi kazanma olasılığınız yüzde kaç? Tesadüflere inanır mısınız? Başımıza gelen olayları önceden hesaplayabilmemiz mümkün mü?
Kitapları Türkiye’de 350 binden fazla satan Amerikalı yazar Adam Fawer, “Olasılıksız” adlı romanında tüm bu soruların cevabını ararken, aynı zamanda olasılık teorisini, kuantum fiziğini, epilepsiyi, şizofreniyi, pokeri ve polisiyeyi bir araya getirmişti. Fawer, dün Tanpınar Edebiyat Festivali kapsamında geldiği İstanbul’da Bahçeşehir Üniversitesi’ndeki öğrencilerle bir araya geldi. Hiçbir yerde Türkiye’deki kadar popüler olmadığını söyleyen Fawer, söyleşinin ardından Milliyet’in sorularını yanıtladı:
“Olasılık” üzerine bir roman yazmak nereden aklınıza geldi?
İlk istatistik dersimi üniversitede aldım ve gerçekten çok sevdim. Dünyada olabilecekleri önceden tahmin eden bir bilimin varlığı çok hoşuma gitti.
Olasılıkları hesaplayarak hayatımızı kontrol altına alabilir miyiz?
Olasılıkları hesaplayarak ve buna göre davranarak hayatınızın gidişatını etkileyebilirsiniz. Ancak hiç kimse hayatını kontrol edemez. Çünkü evrende her şey olasılık dahilindedir ve her an her şey olabilir! Örneğin 10 yıl sonrası için kariyer planı yapabilirsiniz, ama sonra dışarı çıkarsınız, size bir otobüs çarpar ve bir anda her şey değişir.
Bu görüşe göre tesadüflerin hayatımızdaki yeri ne?
Ben tesadüflerin gerçek olduğuna inanırım. Ama bazen de bazı olaylara kaderin müdahale ettiğini ve bizi belli bir yöne doğru ittiğini düşünürüm. ‘Aman tanrım, ne tesadüf!’ diye düşündüğümüz birçok olayda, biz zaten o yöne doğru gidiyoruzdur.
‘Kaderimiz elimizde’
Kadere inanır mısınız?
Kaderimizin kontrolünün herkesten çok bizim elimizde olduğuna inanırım. Bir şeye niyetlendiğimizde belki de hiç farkında olmadan kendimizi o yöne doğru itmiş oluruz.
“Olasılıksız” romanındaki ana karakter iyi bir poker oyuncusu. İyi bir poker oyuncusu gerçek hayatta da iyi bir oyuncu olabilir mi?
Böyle bir şart yok. Ancak genel anlamda iyi bir poker oyuncusu hayatta da iyi bir oyuncu olabilir. Çünkü poker sadece hareketleri hesaplamakla ilgili değil, aynı zamanda insanların yüzünü doğru okuyabilmekle de ilgili. İnsanları iyi okuyabiliyorsanız ve hareketlerinin olasılık sonuçlarını iyi hesaplayabiliyorsanız gerçek hayatta da bunu yapabilirsiniz.
Hiçbir yerde Türkiye’deki kadar popüler değilim
Şansa inanır mısınız?
Evet, kesinlikle. Ben kitabımı 50 ajansa gönderdim ve bunlardan sadece bir tanesi kabul etti. Eğer 49 ajansa göndermiş olsaydım belki de şu anda burada olmayacaktım. Bir şeyi ne kadar çok denerseniz olma olasılığı o kadar yüksek olur. Şansı da belli kararlar alarak çekebilirsiniz.
Türkiye’de çok fazla okurunuz var. Böyle bir ilgi bekliyor muydunuz?
Dünyanın hiçbir ülkesinde Türkiye’de olduğum kadar popüler değilim. Bu yüzden Türk okuyucularımın dünyadaki en zeki okurlar olduğuna karar verdim (gülüyor). Gördüğüm bu ilgi karşısında da biraz şok oldum!
Fawer, İpek Yezdani’nin sorularını yanıtladı.
Ünlü yazar Adam Fawer, kitabı ‘Olasılıksız’da olasılıkları hesaplayarak yaşamını değiştiren iyi bir poker oyuncusunu anlatmıştı. Fawer’a göre iyi poker oynayan hayatta da iyi bir oyuncu olabilir
Piyangoda büyük ikramiyeyi kazanma olasılığınız yüzde kaç? Tesadüflere inanır mısınız? Başımıza gelen olayları önceden hesaplayabilmemiz mümkün mü?
Kitapları Türkiye’de 350 binden fazla satan Amerikalı yazar Adam Fawer, “Olasılıksız” adlı romanında tüm bu soruların cevabını ararken, aynı zamanda olasılık teorisini, kuantum fiziğini, epilepsiyi, şizofreniyi, pokeri ve polisiyeyi bir araya getirmişti. Fawer, dün Tanpınar Edebiyat Festivali kapsamında geldiği İstanbul’da Bahçeşehir Üniversitesi’ndeki öğrencilerle bir araya geldi. Hiçbir yerde Türkiye’deki kadar popüler olmadığını söyleyen Fawer, söyleşinin ardından Milliyet’in sorularını yanıtladı:
“Olasılık” üzerine bir roman yazmak nereden aklınıza geldi?
İlk istatistik dersimi üniversitede aldım ve gerçekten çok sevdim. Dünyada olabilecekleri önceden tahmin eden bir bilimin varlığı çok hoşuma gitti.
Olasılıkları hesaplayarak hayatımızı kontrol altına alabilir miyiz?
Olasılıkları hesaplayarak ve buna göre davranarak hayatınızın gidişatını etkileyebilirsiniz. Ancak hiç kimse hayatını kontrol edemez. Çünkü evrende her şey olasılık dahilindedir ve her an her şey olabilir! Örneğin 10 yıl sonrası için kariyer planı yapabilirsiniz, ama sonra dışarı çıkarsınız, size bir otobüs çarpar ve bir anda her şey değişir.
Bu görüşe göre tesadüflerin hayatımızdaki yeri ne?
Ben tesadüflerin gerçek olduğuna inanırım. Ama bazen de bazı olaylara kaderin müdahale ettiğini ve bizi belli bir yöne doğru ittiğini düşünürüm. ‘Aman tanrım, ne tesadüf!’ diye düşündüğümüz birçok olayda, biz zaten o yöne doğru gidiyoruzdur.
‘Kaderimiz elimizde’
Kadere inanır mısınız?
Kaderimizin kontrolünün herkesten çok bizim elimizde olduğuna inanırım. Bir şeye niyetlendiğimizde belki de hiç farkında olmadan kendimizi o yöne doğru itmiş oluruz.
“Olasılıksız” romanındaki ana karakter iyi bir poker oyuncusu. İyi bir poker oyuncusu gerçek hayatta da iyi bir oyuncu olabilir mi?
Böyle bir şart yok. Ancak genel anlamda iyi bir poker oyuncusu hayatta da iyi bir oyuncu olabilir. Çünkü poker sadece hareketleri hesaplamakla ilgili değil, aynı zamanda insanların yüzünü doğru okuyabilmekle de ilgili. İnsanları iyi okuyabiliyorsanız ve hareketlerinin olasılık sonuçlarını iyi hesaplayabiliyorsanız gerçek hayatta da bunu yapabilirsiniz.
Hiçbir yerde Türkiye’deki kadar popüler değilim
Şansa inanır mısınız?
Evet, kesinlikle. Ben kitabımı 50 ajansa gönderdim ve bunlardan sadece bir tanesi kabul etti. Eğer 49 ajansa göndermiş olsaydım belki de şu anda burada olmayacaktım. Bir şeyi ne kadar çok denerseniz olma olasılığı o kadar yüksek olur. Şansı da belli kararlar alarak çekebilirsiniz.
Türkiye’de çok fazla okurunuz var. Böyle bir ilgi bekliyor muydunuz?
Dünyanın hiçbir ülkesinde Türkiye’de olduğum kadar popüler değilim. Bu yüzden Türk okuyucularımın dünyadaki en zeki okurlar olduğuna karar verdim (gülüyor). Gördüğüm bu ilgi karşısında da biraz şok oldum!
Adam Fawer - 1
Dünyada satış rekorları kıran ve Türkiye'de 50'nin üzerinde baskı yapan "Olasılıksız" kitabının yazarı Adam Fawer, kitabını yayınlatabilmek için birçok yayıncıyı dolaştığını söyledi. "50 yayıncı dolaşırsınız ancak bir yayıncı kabul eder. Israr etmelisiniz, kararlı olmalısınız." diyen Fawer, 26 film yapımcısının kitabını okuduğunu ancak hiçbirinden kitabı filme çevirme konusunda teklif gelmediğini belirtti. Şans kavramını "Olabilirlik" olarak tanımlayan Fawer, en sevdiği oyunun ise tavla olduğunu kaydetti.
Bahçeşehir Üniversitesi'nde okurlarıyla buluşan "2006 İnternational Thriller Writers" ödülü sahibi yazar Fawer, Cihan Haber Ajansı'nın sorularını yanıtladı. Tam bir tavla bağımlısı olduğunu söyleyen Fawer, "Lisede ve yüksek okulda tavla bağımlısıydım, hala da çok seviyorum. Çünkü bu oyun kabiliyetle alakalı ve oyunda şansın da olduğuna inanıyorum." dedi. Şans kavramını, "Olabilirlik" olarak tanımlayan Fawer, insanın çalışarak ve mücadele ederek kendi şansını oluşturabileceğini dile getirdi.
Dünyanın dört bir yanında yüzlerce baskı yapan "Olasılıksız" kitabının başarısını şansa değil, çalışmaya bağlayan Fawer, "İnsanlar kitabım konusunda şanslı olduğumu söylüyorlar. Ama bu şöyle oluyor; bir kitap yazarsınız ve onu yayınlatmak için 50 yayıncıya gidersiniz ancak bir tanesi bunu kabul eder. Ama bu bir mücadeledir. Israr etmelisiniz, kararlı olmalısınız. Bu kitabı yazarken de böyledir. Birçok deneme yaparsınız ve bir çoğunun da çöpe atarsınız. Ancak en son elinizde kalanlarla bir kitap oluşturursunuz." şeklinde konuştu.
Amerika'da kitabın satışları için reklam verdiklerini ve basın toplantıları düzenlediklerini kaydeden Fawer, Avrupa'da hiç reklam yapmamalarına rağmen kitabın çok iyi satışlar gerçekleştirdiğini ifade etti. Fawer, bu durumu bir şans olarak tanımlıyor ancak ekliyor, "Hayatta mücadele edip, çalışarak kendi şansınızı oluşturabilirsiniz."
Kitabının beyazperdeye aktarımına ilişkin soruları da yanıtlayan Fawer, filme aktarım konusunun birçok kez dile getirildiğini ancak bunların hiçbirinin hayata geçirilemediğini belirtti. Fawer, "Herkes benim kitabımın beyazperdeye aktarılıp aktarılmayacağını merak ediyor. Ve benim bu konudaki görüşlerimi merak ediyor. Hollywood tuhaf bir dünya. Evet bu kitabımın filme aktarımı konusu ilk gündeme geldiğinde çok ünlü biri olduğumu hissettim. Tam 26 film yapımcısının kitabımı okuduğunu duydum ancak hiçbir teklif gelmedi. Yaklaşık 2 yıl sonra bir yapımcı beni arayarak, kitabın J&J stüdyolarında dizi şeklinde çekilebileceğini söyledi. Ancak bundan da bir sonuç çıkmadı. İşte o an benim kitabımın filme aktarılmasına en yakın andı." diye konuştu.
Dünyaca ünlü Harper Collins kitap yayıncılık şirketinin, "Olasılıksız kitabı, Akıl Oyunları'nın Kill Bill'le buluşması" tanımlamasını kabul etmeyen Fawer, "Benim kitabımı Dan Brown kitabına benzetebilirsiniz ancak her yazarın ve her kitabın kendine özgü bir hali vardır. Bu karşılaştırmayı anlamsız buluyorum." şeklinde konuştu.
Adam Fawer'ın ilk kitabı olan Olasılıksız, 2005 yılında yayınlandı. Fawer'ın bir bilim kurgu eseri olan kitapta, David Caine'in bir takım deneysel tedaviler sonucunda kazandığı gelişmiş hesaplama yeteneği sayesinde, tahminlerinin geleceği görmek haline geldiğini anlamasıyla başından geçenleri konu almaktadır. Ayrıca kitapta, "şans" kavramı sorgulanıyor.
(CHA)
Bahçeşehir Üniversitesi'nde okurlarıyla buluşan "2006 İnternational Thriller Writers" ödülü sahibi yazar Fawer, Cihan Haber Ajansı'nın sorularını yanıtladı. Tam bir tavla bağımlısı olduğunu söyleyen Fawer, "Lisede ve yüksek okulda tavla bağımlısıydım, hala da çok seviyorum. Çünkü bu oyun kabiliyetle alakalı ve oyunda şansın da olduğuna inanıyorum." dedi. Şans kavramını, "Olabilirlik" olarak tanımlayan Fawer, insanın çalışarak ve mücadele ederek kendi şansını oluşturabileceğini dile getirdi.
Dünyanın dört bir yanında yüzlerce baskı yapan "Olasılıksız" kitabının başarısını şansa değil, çalışmaya bağlayan Fawer, "İnsanlar kitabım konusunda şanslı olduğumu söylüyorlar. Ama bu şöyle oluyor; bir kitap yazarsınız ve onu yayınlatmak için 50 yayıncıya gidersiniz ancak bir tanesi bunu kabul eder. Ama bu bir mücadeledir. Israr etmelisiniz, kararlı olmalısınız. Bu kitabı yazarken de böyledir. Birçok deneme yaparsınız ve bir çoğunun da çöpe atarsınız. Ancak en son elinizde kalanlarla bir kitap oluşturursunuz." şeklinde konuştu.
Amerika'da kitabın satışları için reklam verdiklerini ve basın toplantıları düzenlediklerini kaydeden Fawer, Avrupa'da hiç reklam yapmamalarına rağmen kitabın çok iyi satışlar gerçekleştirdiğini ifade etti. Fawer, bu durumu bir şans olarak tanımlıyor ancak ekliyor, "Hayatta mücadele edip, çalışarak kendi şansınızı oluşturabilirsiniz."
Kitabının beyazperdeye aktarımına ilişkin soruları da yanıtlayan Fawer, filme aktarım konusunun birçok kez dile getirildiğini ancak bunların hiçbirinin hayata geçirilemediğini belirtti. Fawer, "Herkes benim kitabımın beyazperdeye aktarılıp aktarılmayacağını merak ediyor. Ve benim bu konudaki görüşlerimi merak ediyor. Hollywood tuhaf bir dünya. Evet bu kitabımın filme aktarımı konusu ilk gündeme geldiğinde çok ünlü biri olduğumu hissettim. Tam 26 film yapımcısının kitabımı okuduğunu duydum ancak hiçbir teklif gelmedi. Yaklaşık 2 yıl sonra bir yapımcı beni arayarak, kitabın J&J stüdyolarında dizi şeklinde çekilebileceğini söyledi. Ancak bundan da bir sonuç çıkmadı. İşte o an benim kitabımın filme aktarılmasına en yakın andı." diye konuştu.
Dünyaca ünlü Harper Collins kitap yayıncılık şirketinin, "Olasılıksız kitabı, Akıl Oyunları'nın Kill Bill'le buluşması" tanımlamasını kabul etmeyen Fawer, "Benim kitabımı Dan Brown kitabına benzetebilirsiniz ancak her yazarın ve her kitabın kendine özgü bir hali vardır. Bu karşılaştırmayı anlamsız buluyorum." şeklinde konuştu.
Adam Fawer'ın ilk kitabı olan Olasılıksız, 2005 yılında yayınlandı. Fawer'ın bir bilim kurgu eseri olan kitapta, David Caine'in bir takım deneysel tedaviler sonucunda kazandığı gelişmiş hesaplama yeteneği sayesinde, tahminlerinin geleceği görmek haline geldiğini anlamasıyla başından geçenleri konu almaktadır. Ayrıca kitapta, "şans" kavramı sorgulanıyor.
(CHA)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.