23 Şubat 2011 Çarşamba

Sevgi




Ona ulaşma duygusu sigara isteğimi bastırıyordu
Zaman önemliydi, vakit kaybetmemeliydim
Yolda eskiden sevdiğim 9 senedir görmediğim kızı gördüm
Göz göze geldik, ama ben suskun ayrıldım yanından
Uzaktan gördüğüm kız beklemekteydi
Elinde tutuyordu çok sevdiği şeyi
Eldivenimi çıkardım sırf elimden sevgi akımı gönderebilmek için
Orda olmayan kız işte en sonunda belirivermişti
Yanına sokuldum hafiften kaybolmasın diye yine
Varlığımı hafifçe hissettirdim
Güzel kadın o gün çok çirkindi
İrkildi
Alevler püskürüyordu gözlerinden
Şeytanı gördüm içinde
Anlamadığım dilde bir şeyler söyledi
Açıklama yapmadım
Beni anlayacağını biliyordum çünkü
Elimi tuttu
Ölü derisi gibi soğuktu
Kurtarmak istedim elimi
Aniden yok oldu sonrasında
Ben orda kalakaldım
Ayaklarım sabit
Hareketsiz olarak bekledim belki tekrar belirir diye
Başımı kaldırdım
Yazana gülümsedim:
Sevgi Beyoğlu'nda Yaşanır
Üç deste dakika durdum
Çevremi gözlemledim
Huzur doldum insanları izlediğimde
Hayat akıp gidiyordu
Kimileri yalnızdı, kimileri çoğul
Lakin değişmeyen zamanın geçtiğiydi
İnsanlar çarpıyordu geçerken yanımdan
Benim dengemi bozamazdılar
Çünkü geleceğini biliyordum onun
İçi ölü kaybolan kadın belirmedi
Sarılan insanları gördüm çokça
Buluşmak otobüse binip gitmek gibiydi
Millet sarılıyordu, bekleyenler otobüstü
Sonradan gelenler ise yolcu
Sol yanım feryat etti
Ama o duyamazdı
Dinlemek istemedi
Birkaç arkadaşımı aradım kafamı dağıtmak için
Yalnızlık duygumu bastırmalıydım çünkü
Ve ben de bir otobüs gibi yola çıktım
Varış noktası belliydi
Merlin'in büyülerini izlemeye gittim
Cinler bana eşlik etti
Uzun süredir istediğim şey yine karşıma çıkmıştı
Bu olasılıksızlık değildi de neydi yine
Hindistan cevizli çikolataydı
Bir yudum mutluluk kattı bana
Beni mutlu eden yere veda ettim
Ama
Dönmek üzere

Hayatı Pi'ye Almak




Yaşamaktır

Deli gibi hakkını vererek gösteriş yapmadan çalışıp günlerce art arda, izin günü altı gün saygından dokunmadığın Browni kekini o gün ağır ağır ağzında ufalamaktır

Bu o kadar da basit bir şey değildir aslında dışarıdan görüldüğü kadar; içinde olman gerekir

Çıkarken yerde gördüğün küçük bir çöpü çöpe atmaktır

Arkandan birilerinin toplayıp toplamadığını düşünmeden tertibi elden bırakmamaktır

Dikkate almaktır yaptıklarını

Motive olmaktır

İnsanlarla iletişim kurmaktır

Yeni insanlar tanımaktır

Bıkmamaktır

İngilizce bazen de Fransızca konuşmaktır

Güzelliktir

Sorumluluk almaktır

Moral depolamaktır

Açık gördüğün elektrik düğmesini kapatmaktır

Pisuvarı kaldırıp işini halletmektir

Dakik olmaktır

Sıkılmamaktır

Kılığına kuşamına görünüşüne özen göstermektir

Zaman kavramını aldığın zevk ve tatla yenmektir

Duracak vaktinin olmamasıdır

Boş boş gezmemektir

Kültürlü olmaktır

Empati kurabilmektir

Kopmak için siparişlerini koşarak içeriden almaktır kimi zaman

Saygılı olmaktır

Satın almak satmaktır

Hatalarını düzeltmektir

Öğrenmektir, hatta öğrenmeye aç olmaktır

Zekanı geliştirmektir

Damak tadını geliştirmektir

Sabırlı olmaktır

Üşürken ısınmadığını fark etmemektir

Ders almaktır

Ayaklarının ağrıyıp kemiklerinin şişmesine rağmen dik durabilmektir

Çatalı sola, sevgilisi olan bıçağı ona dönük sağa koymaktır

Aldığın borcu ödemektir

Gece kapatmadan önce birkaç dakika oturup da sandviç yiyip bir yudum Raja içmektir bazen

Süper arkadaşlıklar kurmaktır

Yas tutmaktır bazen

Sevmektir

Sevilmektir

Kendini göstermektir insanlara karşı her anlamda

Dürüst olmaktır

Özlediğin sigarayı her zaman içememektir

Alçakgönüllü olmaktır

Fıçı değiştirmek bazen de onu taşımaktır

Servis etmeden kokteyl veya yemekleri koklamaktır

Cömertliktir

Bıkmamaktır

Pi için bir şeyler yapmaktır

Bahşiş bırakmaktır o kadar saat birkaç saniye bile oturmayan insanlar için

Temiz olmaktır her açıdan

Her gün duş alıp tıraş olmaktır

Kazanmaktır

İyi ruhlu, iyi huylu olmaktır

Koşuşturmadır

Düzenli olmaktır

Görgü kurallarını pekiştirmektir

Mutlu olmaktır

Bakmak değil de görmektir.

Ve ben eğer hayatı Pi'ye almıyorsam başka kim alıyor?

İşte, hayatı tiye almak da böyle bir şeydir aslında: Hayatı umursamadığın kadar umursarsın her zaman, o da seni.

Nature

Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.