12 Aralık 2012 Çarşamba

Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın



Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın
Biri seni bulacak
Önce korkacaksın eski acılara yakalan...maktan
Biraz ürkeceksin!
Ne kadar dirensen de nafile.

...İnsansın sonuçta, seveceksin
Eski acılara bakıp da küsme sevdalara
Gâvura kızıp da oruç bozulmaz!
Sök at kafandan acaba'ları!
Bir kemik iki defa aynı yerden kırılmaz..."


Can Yücel

Her Şey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın 
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. 
Kalbinin attığı kadar canlısın 
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... 
Sevdiklerin kadar iyisin 
Nefret ettiklerin kadar kötü.. 
Ne renk olursa olsun kaşın gözün 
Karşındakinin gördüğüdür rengin.. 
Yaşadıklarını kar sayma: 
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; 

Ne kadar yaşarsan yaşa, 
Sevdiğin kadardır ömrün.. 
Gülebildiğin kadar mutlusun 
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin 
Sakın bitti sanma her şeyi, 

Sevdiğin kadar sevileceksin. 
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer 
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın 
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer 
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. 
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret 
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın 
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın 
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. 
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın 
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. 
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. 

İşte budur hayat! 
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın 
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün 
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun 
Çiçek sulandığı kadar güzeldir 
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli 
Bebek ağladığı kadar bebektir 
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, 
Sevdiğin kadar sevilirsin...



Can Yücel

Dilek

"Mesut olmuş görmek isterdim hepinizi...
Bu bahar gününde, dertliyi, ümitsizi...
Terfi etmiş memur, sınıf geçmiş öğrenci, kadını, erkeği, yaşlısı, genci.
Sevgililer baş başa, muratlarına ermiş.
Çocuklar el ele bir halka oluvermiş.
Görmek isterdim camlardan, odalarda oturmuş.
Radyoyu açmış, küçük sofrayı kurmuş.
Yol, meydan, dere, tepe, dağ, bayır, kır...
Vapurlar, limanlarda yola çıkmaya hazır.
Gazinolar, plajlar, sinemalar açık.
Her dilde bir şarkı, her dudakta bir ıslık.
Ne yoksul ahı, ne çocuk hıçkırığı, ne hasta iniltisi...
Mesut olmuş görmek isterdim hepinizi..."

Ziya Osman Saba

11 Aralık 2012 Salı

Fantezi



"Fanteziler gerçek dışı olmak zorundalar.

Çünkü istediğiniz şeyi elde ettiğiniz anda artık onu istememeye başlarsınız. İsteğin devam edebilmesi için objesinin sürekli olarak eksik olması gerekir. İstediğiniz o şey değildir, onun fantezisidir.
İstek çılgınca fantezileri destekler.

Sadece gelecekteki mutluluğumuzun hayalini kurarken gerçekten mutlu oluruz derken Pascal'ın anlatmak istediği de buydu.

Bu nedenle "avlanmak, öldürmekten daha zevklidir." deriz.
ya da "ne dilediğine dikkat et." Ona sahip olacağın için değil, çünkü ona sahip olduğun zaman artık onu istemeyeceğin için.

Lacan'ın verdiği ders şu: İstekleriniz doğrultusunda yaşamak sizi asla mutlu etmez. Gerçek anlamda insan olmak demek fikirler ve idealler için yaşamak demektir. Hayatınızı istediklerinizin ne kadarını elde ettiğinizle değil yaşadığınız samimiyet, şefkat ve özveri anlarıyla ölçmek demektir.

Çünkü sonunda kendi hayatlarımızı önemli kılmanın tek yolu diğer insanların yaşamlarına değer vermektir."  



Dr. David Gale /The Life of David Gale

Much madness is divinest sense



MUCH madness is divinest sense
To a discerning eye;
Much sense the starkest madness.
’T is the majority
In this, as all, prevails.        5
Assent, and you are sane;
Demur,—you ’re straightway dangerous,
And handled with a chain.



emily dickinson

Bir Hayali Gerçekleştirebilmek

* İlk olarak yapılması gereken, ne istediğinizi düşünmek ve yazmak.
* Hedefi net ve basit olarak yazmak gerekir.
* Hedefin gerçekleşmesini istediğiniz zamanı belirlemek gerekir.
* Başlangıç ve bitiş tarihini koymak gelişimi görmek açısından önemlidir.

* Sonra hedefinize ulaşmanız için yapmanız gereken şeyleri araştırmanız gerekir.
* Neler yapmanız gerektiğini yazmalısınız.
* Hedefe ulaşmak kolay değildir her zaman.
* Karşılaşacağınız zorlukları önceden bilmelisiniz.
* Korkularınızın çekindiğiniz noktaların neler olduğunu yazmalısınız ki bunları hedefinizi yazarken az çok bilirsiniz, yapmanız gerekenleri yazarken sıkıntı çekiyorsanız ve içinizde bir telaş ve önyargı bulutu oluşuyorsa bunların neler olduğunun farkına varın.

* Her hedef bazı fedakarlıklar ister. Yapacağınız fedakarlıkları kenara yazın. Zaman önemlidir. Yaptığınız fedakarlıklar sizin başarınızın önemini arttıracaktır. Fedakarlık denilen şey de başarı yolunda aşmanız gereken tepelerdir.
* Kendinizi asla kandırmayın. Bir şey yapılması gerekiyorsa kesin olarak yapılmalıdır. Ertelemek hiçbir işe yaramaz.
* Çünkü unutmayın bitiş tarihini belirlediniz, bitiş tarihi varsa bir şeyde an çok önemlidir.

Eğer kafanızda ne yapmanız gerektiği, hedefiniz, plan-program varsa güzel. 

Şimdi başlıyor mücadele. Yani plan ve program eylemsiz hiçbir şeydir. Başarmak istemenin yarısıdır derler. Hayır eylem başarmanın yüzde 99'udur. İstemek sadece yüzde birdir. 

İstemek denilen şey yapacaklarınızın planıdır. 

Asıl olay değişiklikler yapmaya başlamak ve bunları birinci elden takip etmektir.

Yaptığınız farklılıkların farkında olun her zaman ve farklı yaptığınız için kendinize gülümseyin. Çünkü değişmeye başladınız ve başarıya ulaşmanız için adım atıyorsunuz. 

Başarı bir süreçtir. Hemen gerçekleşmez. Adı "başarı"dır çünkü sürece karşı zorlukları aşmanız gerekir.

Son söz hedef net olarak kafanızda belliyse, hedefinize ulaşmış halinizi sürekli düşünün. Düşünmek sizi ona çekecektir. Adımlarınızı sıklaştırmanız gerekmiyor. Adım atmanız gerekiyor.

Gözlemci Kişilik

Bir tane araba kazası
Süzülen sigara
Yere çarptığında alevlenen

Toplu düzenek
Sessiz çığlık karşıda
Bu bir kapıdır

Hava değişimi
Perdeler kapanır
Işık saçılır etrafa

Eskinin baskısı
Büyük değişimin önsözü
Mükemmel bir iç güç

Kıvılcım kıvılcım alevlenir
Doğru ivme ve ortam
Büyük patlama araba ezilir

Nature

Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.