Kalkmalı doğrulmalı geç olmadan.
10 Mart 2012 Cumartesi
Gizemli İzlenim
Bir Merhaba ile başladı
Bir ses ile
Bir seslenme ile
Göz teması ardından geldi
Buyur ettim
Başımın üstüne koydum
Herkese açık bir alan ne de olsa
Sonra iletişim dumanla oldu
Sahiplenme
Göz kulak olma
Kulaklıkla müzik dinlemek
Alev ve duman
Gülümseme
Luis Borges'in metinlerinde
Karşısındaki yer
Isınma ihtiyacı
Isıtan güneş ve soba
Serin kemiğe işleyen soğuk
Çayla sıcak akıntı sağlamak
Sıcaklığın zaman içinde
Kaybolup gitmesi
Koyu turkuaz ve siyah Nokia
Beyaz siyah düğmeli siyah palto
İşlemeli kahverengi deriden çanta
Olympus açık mavi mp3 oynatıcı
Yatay gri-mavi çizgili diz üstüne ulaşan giysi
Hem etek hem askılık görevinde omuzlarda
Eteğin altını kontrol eden yoklayıcı el
Üzerinde siyah pamuk hırka
Dik şekilli omuzların örtmekte
Siyah içlik
Sıska bedende dolgun göğüslerin
Kaplamakta
Uzun ince zayıf sıkı vücudu tutan
Dik sütyenler
Domates
Salatalık
Beyaz Peynir
Simit
Ayran
Ön dişlerde çiğnenmişler
Susamlar dağılmışlar her tarafa
İlk dikkat çeken şeyler huzursuz eller
Uzun sıska parmaklar keskin ve sabit
Derisi çekilmiş gibi kuru
Yaşı belli eden çiz çiz çizgiler
Siyah uzun kışlık çizmeler
Vücudu ile bir kompozisyon oluşturuyor
Bacaklarının asaletini ortaya çıkaran
Bacakların kaplayan kara külotlu çorap
Bir pantolon havasıyla
Örtmüş tenini
Teni
Kırmızılaşan beyaz bulgur
Sadece yüzünde ve ellerinde
Sigara kullanmayan sağlıklı
İnci düzgün sıralanmış dişler
Yok öyle bir dudak
Solgun kırmızı mor pembe
Uzun ince yüz sivri çene
Tüm çizgiler orantılı olarak
Çizilmiş de koyulmuş gibi
Kusursuz görünümlü
Profilden surat
Saçların engellediği Çehre
Düz ince telli şekilli koyu kahverengi siyaha çalan
Saçlardan sonra dikkat çeken kare kafa yapısı
Uzun ince düzgün burun
Dişlerin yediği o
Azdıran dudaklar
İnceltilmiş simetrik sivri ciddi siyah kaşlar
Yine ince uzun olmayan boyun
Devasa oval küpeler
Manikürlü kısa temiz tırnaklar
Özenli bakımlı ah tırnaklar
Yazıyorlar sivri kötü bir el yazısı
Mısır askeri dönemi, tarihi sıkıcılık
İlginç, gözleri arka planda bırakan
Fiziksel nitelikler
Gözleri arkada bırakanlar
Seksepaliteyi başka yönden sağlayanlar
Seksi rahatsız bir tertiplilik teması
Fiziksel mükemmeliyet
Şehvet mi tavanlarda, hürmet ederim
9 Mart 2012 Cuma
Şapşal Saf
Birilerinin yazdıklarını okursun da
Aklına giremezsin
Anlayamazsın tüm ayrıntısına kadar
Aklındaki tüm çağrışımları ve anlamlandırmaları
Anlatmadığı sürece
Düşünün düşünen kişi bile
Hiçbir zaman aklındakilerini
Alıp da olduğu gibi geçiremez kağıda
Basbaya içinden geçenleri
Tüm ayrıntısına kadar anlatamaz
Her zaman eksik kalan bir şeyler olacaktır
Dilinin varamayacağı düşünceler
En iyi yazar bile bunu yapamaz
Üzgünüm
Bundandır ki okuduklarımızı sadece
Kendimiz nasıl alıyorsak öyle yorumlarız
En azından daha sağlıklıdır
Bir düşünürün aklına giremezsin
Bir insanın aklına giremezsin
Aklında sürekli düşünceler akar, gider
Yakalayamazsın nerden çekmiştir de
Kullanmıştır o ifadeleri
Basit insanları sevmek yazmak kolaydır
Bunlar beklentilerini yalın bir dille ifade edebilirler
Çok düşünmediklerinden
Kalıplara kondurulabilecek kadar acizdirler
Zor insanlar geldi mi başa
Yandınız demektir, benden söylemesi
Zor insan anlaşılmaz insanın küpüdür
Zorun zoru derler ya işte odur
Anlamayı geç bir dakika sonra ne yapacağını
Kestiremez çekinik yaklaşırsın
Bu şekilde yaklaşmazsan
Kalbin yanacaktır
Üzüleceksindir ah benim şapşal safım
8 Mart 2012 Perşembe
Şuradan Buradan Şiircikler
Just waiting
To sleep tight
In a winter's howling
Ice-cold night
I warm up your heart
Not your undressed physical part
Billions of lots things
-to be done
Lay in front of our hours
-which are undone
Konuşulanları
Konuşmak değil,
Konuşulmaktır asıl,
Konuşmak.
It's the second issue that my pants are down,
So let's take some precaution before the third comes out.
İnsanları anlamıyorum gerçekten.
Neden yaşıyorsun ya
Neden uğraşıyorsun
Nasıl uğraşıyorsun
Neden ...
Şeytan diyor ki sorgulama
Çalış deli gibi,
Kimseyi de takma,
Uğraş uğraş ve
Kazan.
To sleep tight
In a winter's howling
Ice-cold night
I warm up your heart
Not your undressed physical part
Billions of lots things
-to be done
Lay in front of our hours
-which are undone
Konuşulanları
Konuşmak değil,
Konuşulmaktır asıl,
Konuşmak.
It's the second issue that my pants are down,
So let's take some precaution before the third comes out.
İnsanları anlamıyorum gerçekten.
Neden yaşıyorsun ya
Neden uğraşıyorsun
Nasıl uğraşıyorsun
Neden ...
Şeytan diyor ki sorgulama
Çalış deli gibi,
Kimseyi de takma,
Uğraş uğraş ve
Kazan.
Tepki
(Edward Norton - American History X'ten. Bende de aynı dikenler var.)
Saçımı kazıttığımda aldığım tepkiler, daha geçen sene koymak istiyordum bunları da kısmet olmadı, yazmıştım kenara:
- Leblebi
- Kinder
- Ku Klux Klan
- Kel Can
- American History X
- Skinhead
- Jarhead
- Terminatör
- Keltoş
- Lösemi
- Avatar
- Avatar the Last Airbender
- Tarlabaşı Sokak Team
- Edward Norton
- Vin Diesel
- Kes dedik öldürdün
- Psikopat
- Dazlak
- Kel Adam
- Asker
- Badass
- Mickeyknox
- Hitman
- Evan Mcgregor
- Placebo Bryan
7 Mart 2012 Çarşamba
Yabancı
Sahipsiz boş bir tarlasın he artık?
Sürülmeyen, nadasa bile bırakılmayan, susuz ve çiçeksiz...
Güneş yüzüne bakmıyor mu gündöndüm artık?
Karanlıkta mı kaldın, tutunacak yer bulamıyorsun musun yalnızlığında, masum ve kalpsiz?
Oysa bir vakit her dönümünü arşınlamıştım, koklamıştım.
Mis gibi tozlu toprak kokuyordun, güneş ıslatmıyordu, ben yağdırıyordum, tohumuna suyu ben kondurmuştum..
Sahipsiz değilsin sanırım, ama benim de değilsin artık, bir yabancı.
Sürülmeyen, nadasa bile bırakılmayan, susuz ve çiçeksiz...
Güneş yüzüne bakmıyor mu gündöndüm artık?
Karanlıkta mı kaldın, tutunacak yer bulamıyorsun musun yalnızlığında, masum ve kalpsiz?
Oysa bir vakit her dönümünü arşınlamıştım, koklamıştım.
Mis gibi tozlu toprak kokuyordun, güneş ıslatmıyordu, ben yağdırıyordum, tohumuna suyu ben kondurmuştum..
Sahipsiz değilsin sanırım, ama benim de değilsin artık, bir yabancı.
Peşinde Olacağım
Ağlıyorum senin için
Hop sana diyorum duyuyor musun
Senin için ağlıyorum ne zaman görsem seni
Bilmiyorum sen kimsin
Cidden bilmek isterdim
Hop sana diyorum duyuyor musun
Tanışalım mı
Bir çay içelim oturalım bir kıraathanede
Hiç fark etmez istersen ecnebi kahveleri içelim bir yerde
Hop be arkadaşım bir dur da dinle beni
Ne yapıyorsun, ne bu acele, nereye yetişeceksin
Gel şöyle bir simit yiyelim yanına da karper üçgen peynir alalım bir tane
Paylaşalım banıp banıp yiyelim sohbet arası
Paylaşalım banıp banıp yiyelim sohbet arası
Ne dersin
Hop be arkadaşım bir dur da dinle beni
Bak ben efendi bir İstanbul beyefendisi olarak
Etrafa bakınıyorsun ben buradayım
Hop ya arkadaşım ne derdin var de bana bir
Ya cidden merak ediyorum ne bu telaşın kederin nedir
Kitap şeklindeki banklara oturalım şu karşıki parkta
Yeşilliği var havası temiz çoluğu çocuğu hevesi iti kopuğu da arada
Sana diyorum ki ne bu koşturma dur bir düşün
Hop be arkadaşım bir dur da dinle beni dinle beni
Ben öyle çok okumuş bilmiş bir kimse değilim
Ne, karnın aç değil mi çok şükür tok musun
E koşturuyorsun yevmiye yevmiye diyerek
Yevmiyeyi düşünmekten ömrünün gittiğinin farkında değilsin
Hop bak şimdi sana hakaret mi ettim ne gidiyorsun yine
Diyorum ki toksun da şimdi toksun
Demem o ki neden bu durumdasın, aklın yerinde
Sen köle değilsin ki bak hiç oralı olmuyorsun
Sen hayatını yönetiyor musun hayat mı seni yönetiyor
Ben sana desem o zaman hayatın kölesi, hayatın sürüsü
Hop bak şimdi sana hakaret mi ettim ne gidiyorsun yine
Sürsün gitsin mi hayatın hükümranlığı ne diyorsun anlamak istemiyorum
Yılan dokunmuş sana başkaları da umursamıyor onlara dokunmasın da
Onlar seni umursamıyorken sen niye mi düşünesin bunu
Yılan dokunmuş sana başkaları da umursamıyor onlara dokunmasın da
Onlar seni umursamıyorken sen niye mi düşünesin bunu
İnsanlar insan diye çağırdıklarımız nankör be kedi gibi
İnat edeceksin, genellemeyeceksin, herkes böyle değil
Gel bak ben seni tanıştırırım
İnsanlık var hala, birbirini savunan eşit insanlar var eşitliğe hasret
Sen katılsan ne olur mu çoğu kişi aynıyken
Sen bir sivrisinek misin öldürelecek sesi içinde barındıran
Sesin kuvvetli bunu fark et istiyorum işte ben
Hop bırak beni mi bırakmayacağım gel buraya peşindeyim peşinde olacağım
Hop bırak beni mi bırakmayacağım gel buraya peşindeyim peşinde olacağım
İnsan Kendini Kaybediyor Sonra
Bana bir çay pişir. bırakalım her şey kendi kendine düzene girsin: yavaş yavaş soyunalım. bir şey kaybetmek korkusuyla yaşamayalım. ne olacak endişesine kapılmayalım. bırakalım zaman her şeyi halletsin. bu söz bize korkunç gelmesin. aynı ırmağa bir kere daha girelim. acele etme, çay kendi kendine demlenir. sen gideli neler oldu bak diyerek her şeyi bir çırpıda anlatmayalım: bu sağlık bozucu davranıştan kaçınalım. hemen birbirimizi eksiltmeyelim. dur ıslanmışsın, sana kuru bir şeyler vereyim, deme. hürriyetime düşkünüm biliyorsun. nasıl olsa kururum. günlük yaşantıların küçük koşuşmaları içinde bunalmayalım, nefes nefese kalmayalım. insan kendini kaybediyor sonra.
Atay
Atay
Cinsiyetsizlik Hissi
Diyet peşindeyim acılı
Kendimle takılacağım bir süre kaçarak
Dindar değilim inançlı
Kendimle takılacağım bir süre kaçarak
Dindar değilim inançlı
Sekiz ölümcül günahtan ıssız ırak
Durma konusunda gayretliyim hırslı
Özellikle de şehvetten aman uzak
Okudukça daha da alçalıyorum
Daha fazla anlıyorum
İştahım yok gibi kapalı
Hislerim törpülenmiş gibi aralıklı
Yüzüme iniyor nur oluyorum ak ak
Özellikle de şehvetten aman uzak
Anlıyorum ki yaşım kaç
Okumalıyım ki ben açım aç
Ne aşk yaşadım ki
Hangi duyguları tattım ki
Hangi duyguları tattım ki
Aşk konusunda susmalıyım azalarak
Özellikle de şehvetten aman uzak
Ekspozesi işin aşığım aşık
Bilime, yaşama, Edebiyata, Felsefeye
Aklım çok düzgün bilmezsiniz çok da karmaşık
Aklım çok düzgün bilmezsiniz çok da karmaşık
Aydın olmak için malumatlanmalıyım emekleye emekleye
Şahsi hazları kenara bırakıp da aklı geliştirmeli yar
Özellikle de şehvetten uzak of uzak yar
6 Mart 2012 Salı
Özgürlüğü Anımsatır
Çocuk gözleri
Papatya sürüleri
Ve denizler
Ve bahar mevsimi
Bana özgürlüğü anımsatır
Ekmeğe dönüşmüş başak
Memedeki çocuk ağzı
Ve alın teri
Ve yaz mevsimi
Bana özgürlüğü anımsatır
Boş kuş yuvaları
Soyunmuş ağaç
Ve hüzün
Ve sapsarı bir mevsim
Bana özgürlüğü anımsatır
Onur Akın
(fotoğraf Hiroshima'dan)
Papatya sürüleri
Ve denizler
Ve bahar mevsimi
Bana özgürlüğü anımsatır
Ekmeğe dönüşmüş başak
Memedeki çocuk ağzı
Ve alın teri
Ve yaz mevsimi
Bana özgürlüğü anımsatır
Boş kuş yuvaları
Soyunmuş ağaç
Ve hüzün
Ve sapsarı bir mevsim
Bana özgürlüğü anımsatır
(fotoğraf Hiroshima'dan)
4 Mart 2012 Pazar
Kendini Gerçekleştirme
Bugün öğrendim ki insanların kendilerini gerçekleştirmesi hususunda belli başlı adımlar varmış. Düşünülesi şeyler bu basamaklar. Alttaki basamakları tamamen geçememiş ilerdeki adımlara tutunan birisi olarak gördüm kendimi.
- Fizyoloik İhtiyaçlar
- Güvenlik
- Gruba Ait Olma
- Saygınlık, takdir edilme
- Bilme, anlama
- Estetik
- Kendini gerçekleştirme
Şu an üniversite son sınıf öğrencisi olarak iş bulma telaşı ile ''saygınlık ve takdir edilme'' basamağında olmamız gerekiyormuş.
Bendeki ''güvenlik'' ve ''gruba ait olma'' basamakları oldukça çökük. Bilme, anlama ve Estetik basamaklarında geziyorum aslında. Kendimi de gerçekleştirmiş sayılırım az çok. İlginç gerçekten.
Bilmeye ve anlamaya çalışıyorum. Bu alan birçok farklı tecrübe yaşamış birisinin hayatını değerlendirmesi olarak düşünülebilir sanırım.
Estetik ise, hayattan zevk alma evresi. Hayattan zevk alma evremizde değilmişiz. İstanbul'daki Rembrandt Sergisi'ne gitmeyi şu an düşünmemiz pek normal sayılmazmış; ya da gitmeyi istemezsek anlayışla karşılanabilirmiş.
Bu arada Rembrandt Sergisi Sakıp Sabancı Müzesi'nde 10 Haziran'a kadar olacakmış. Sabancı Üniversitesi Gölcük'te diye hatırlıyorum. Biraz uzak sanki, ondan da duymamış olmamız normal sanki.
- Fizyoloik İhtiyaçlar
- Güvenlik
- Gruba Ait Olma
- Saygınlık, takdir edilme
- Bilme, anlama
- Estetik
- Kendini gerçekleştirme
Şu an üniversite son sınıf öğrencisi olarak iş bulma telaşı ile ''saygınlık ve takdir edilme'' basamağında olmamız gerekiyormuş.
Bendeki ''güvenlik'' ve ''gruba ait olma'' basamakları oldukça çökük. Bilme, anlama ve Estetik basamaklarında geziyorum aslında. Kendimi de gerçekleştirmiş sayılırım az çok. İlginç gerçekten.
Bilmeye ve anlamaya çalışıyorum. Bu alan birçok farklı tecrübe yaşamış birisinin hayatını değerlendirmesi olarak düşünülebilir sanırım.
Estetik ise, hayattan zevk alma evresi. Hayattan zevk alma evremizde değilmişiz. İstanbul'daki Rembrandt Sergisi'ne gitmeyi şu an düşünmemiz pek normal sayılmazmış; ya da gitmeyi istemezsek anlayışla karşılanabilirmiş.
Bu arada Rembrandt Sergisi Sakıp Sabancı Müzesi'nde 10 Haziran'a kadar olacakmış. Sabancı Üniversitesi Gölcük'te diye hatırlıyorum. Biraz uzak sanki, ondan da duymamış olmamız normal sanki.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.


