21 Mayıs 2010 Cuma

Easter, 1916 by William Butler Yeats



Easter, 1916 is a poem by W. B. Yeats describing the poet's torn emotions regarding the events of the Easter Rising staged in Ireland against British rule on Easter Monday, April 24, 1916. The uprising was unsuccessful, and most of the Irish republican leaders involved were executed for treason. The poem was written between May and September 1916.

I

I have met them at close of day
Coming with vivid faces
From counter or desk among grey
Eighteenth-century houses.
I have passed with a nod of the head
Or polite meaningless words,
Or have lingered awhile and said
Polite meaningless words,
And thought before I had done
Of a mocking tale or a gibe
To please a companion
Around the fire at the club,
Being certain that they and I
But lived where motley is worn:
All changed, changed utterly:
A terrible beauty is born.

II

That woman's days were spent
In ignorant good will,
Her nights in argument
Until her voice grew shrill.
What voice more sweet than hers
When young and beautiful,
She rode to harriers?
This man had kept a school
And rode our winged horse.
This other his helper and friend
Was coming into his force;
He might have won fame in the end,
So sensitive his nature seemed,
So daring and sweet his thought.
This other man I had dreamed
A drunken, vain-glorious lout.
He had done most bitter wrong
To some who are near my heart,
Yet I number him in the song;
He, too, has resigned his part
In the casual comedy;
He, too, has been changed in his turn,
Transformed utterly:
A terrible beauty is born.

III

Hearts with one purpose alone
Through summer and winter, seem
Enchanted to a stone
To trouble the living stream.
The horse that comes from the road,
The rider, the birds that range
From cloud to tumbling cloud,
Minute by minute change.
A shadow of cloud on the stream
Changes minute by minute;
A horse-hoof slides on the brim;
And a horse plashes within it
Where long-legged moor-hens dive
And hens to moor-cocks call.
Minute by minute they live:
The stone's in the midst of all.

IV

Too long a sacrifice
Can make a stone of the heart.
O when may it suffice?
That is heaven's part, our part
To murmur name upon name,
As a mother names her child
When sleep at last has come
On limbs that had run wild.
What is it but nightfall?
No, no, not night but death.
Was it needless death after all?
For England may keep faith
For all that is done and said.
We know their dream; enough
To know they dreamed and are dead.
And what if excess of love
Bewildered them till they died?
I write it out in a verse --
MacDonagh and MacBride
And Connolly and Pearse
Now and in time to be,
Wherever green is worn,
Are changed, changed utterly:
A terrible beauty is born.


en.wikipedia.org

Tespitler - 6



- Umudunu yitiren insanlara 'Yüzüklerin Efendisi' serisinin ikinci filmindeki şu sahneyi öneririm.
.Aragorn: ''Düşman onbin kişi. Biz iki yüz, üç yüz kişi ki eli silah tutamayan yaşlı, genç ve yaralıları söylemiyorum bile. Hepsinin yüzündeki korku ve çaresizlik apaçık ortada. Bunlarla mı dayanacağız? Savunacağız? Lanet olsun!''
.Legolas: ''Aragorn! Öyleyse, yine, tüm gücümüzle savaşacağız. Unutma ki her zaman umut vardır. Umudunu kaybedersen yok olursun.''

- 'Kreator' gibi alçakgönüllü ve samimi bir grup görmedim. Hayatımda izlediğim en iyi canlı performansı sunan kişilerdi kendileri ayrıca.

- Türk Malı isimli dizi olmasın. Dizi değeri olmadığı gibi bir oyunculuk da göremiyorum. Hani derler ya ''Komedi'yi herkes yapar.'' Evet, 'herkes' yapar; ama Binnur Kaya ve Şafak Sezer yapamıyor be. Hiç komik ve inandırıcı bulmuyorum.

- Arkadaşım Bahçelievler'e 'Bahçeli' denmesin ya. O Bahçelievler. Çok sinirime gidiyor valla. Neden bilmiyorum; ama öyle işte. Sorunlu muyum? Belki. Ankara'da herkes Bahçeli diyor. Dolmuşta bile Bahçeli yazıyor. Başka bir yer sanıp binmiyordum bir aralar.

- İstanbullu olduğumu öğrenenler ardından lütfen ''Neresinden?'' sorusunu sormasın. Neden soruyorsun? Galiba 'anlamsız-bilinçsiz konuşma' örneğinden başka bir şey değil. Yani 'Günaydın. Naber?' 'Günaydın, iyi senden naber?' 'Napçan bugün?' gibi duygusuzca birden çıkan önemli olmayan sözlerden.

- Lütfen çok şiddetle rica ediyorum ki otobüslerde arkaya ilerlenebilecek bir boşluk olsun.

- Taksiciyle birkez olsun sohbet etmek zorunda olmayayım. Neredeyse her taksici ''Nerelisin?'' sorusunu yöneltti. Ben de hiç ''İstanbul'' cevabını vermedim.

- Mutluluk, yurda bitkin bir halde vardığımda oda arkadaşlarımın odada olmadığını fark edip uykuya dalacak o potansiyel ortamı görmemdir.

- Yar. Doç. Sıla Şenlin'in derslerde çıkardığı bir ses, metronun durmadan önce çıkardığı sese çok benziyor.

- AŞTİ Şehir-içi Servisleri'ne biletleri olmayanlar binmeseydi hiçbir zaman sıkışıklık olmazdı sanırım. Bayramlar hariç. Okulun kapanması da bir bayram denilebilir. Savunmaya ya da muhalefete geçmeyelim lütfen hemen. Adamlar işi biliyor tabii. Ücretsiz bir şekilde kim istemez ki bir yere gidebilmeyi.

Tespitler - 5



- Nilüfer Turizm'in otobüslerinde yeni ve farklı sunumlar da olsun; kola ve tutku gibi mesela.

- Okan Bayülgen artık Medya Arkası'nda 'Falcı, rüya yorumcusu abla' ile dalga geçmesin.

- Dr Fahri ÖZ saçını kısa kestirmesin ya. Yakışmamış valla. İngiliz kültürünü yansıtan, asil bir görünüm kazanmış kendileri gerçi.

- Caprisun - Safari'nin reklamı yapılsın, tabii, hala satılıyorsa. Bence tüm meyve sularına bin katar. Çok güzeldi be. Küçüklüğüm aklıma gelir o tat ile.

- Tüm dünyada her çocuk 'Tom ve Jerry' izlemiş olsun. 'Tom ve Jerry' ne kadar izlenirse o kadar barışçıl ve daha az vahşi olurlar. Arkaplan'da hep klasik müzik çalar. Fark etmiş miydiniz?

- Her küpe takan erkek ibne değildir. Sağ kulağa da takılabilir bence pek ala. Yıkın be önyargılarınızı.

- Mutluluk, bir insana bir şey sorduktan sonra o kişinin gülümseyerek tatlı bir dille cevap verip içinde bir kıpırdama oluşturmasıdır.

- ''Dur yapma! Kosla sıvıdan çok daha öte!'' reklamı yeniden yayınlansın. Aklımdan hiç çıkmayan cümle. Birisi 'dur' kelimesini kullanınca bu cümleyi söylerim nedense.

- Bim'deki kasa görevlileri para üstümü bağırarak söyleyip de elime kondurmasın. Bağırma be arkadaş.

- 'Biskolata' reklamındaki kadınların ''Hakka Dansı'' yapmaları hiç hoş değil! Derhal yayınlanmasın.

18 Mayıs 2010 Salı

I heard a Fly buzz when I died



I heard a Fly buzz -- when I died --
The Stillness in the Room
Was like the Stillness in the Air --
Between the Heaves of Storm --

The Eyes around -- had wrung them dry --
And Breaths were gathering firm
For that last Onset -- when the King
Be witnessed -- in the Room --

I willed my Keepsakes -- Signed away
What portion of me be
Assignable -- and then it was
There interposed a Fly --

With Blue -- uncertain stumbling Buzz --
Between the light -- and me --
And then the Windows failed -- and then
I could not see to see --

Emily Dickinson

Wild nights! Wild nights!



Wild Nights--Wild Nights!
Were I with thee
Wild Nights should be
Our luxury!

Futile--the Winds--
To a Heart in port--
Done with the Compass--
Done with the Chart!

Rowing in Eden
Ah, the Sea!
Might I but moor--
Tonight--In Thee!


Emily Dickinson

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Tespitler - 4



- Corey Taylor sürekli 'Sink in disease' diye böğürsün. Sesi çok hoş adamın gerçekten. Onun kadar güzel 'disease' kelimesini telafuz edeni görmedim.

- Kurban her konserinde 'Leylaklar'ı çalsın. Onu canlı dinlemek kadar az şey güzel.

- Kızların kaşarlığı iç çamaşır giymemek derecesinde olmasın. Özellikle giymeyip de Algida'ya dondurma aramak için eğilmesi bitsin bir tanesinin DTCF'deki.

- Tugay Kerimoğlu'nun oynadığı yeni Avea reklamını da taklit etsin Şafak Sezer. İlkini iyi taklit etmişti.

- Kızların 'hacı' kelimesini kullanması derhal bit...

- Mutluluk, aç olmana rağmen emek verip zaman harcayıp sabredip yiyecek bir şeyler hazırlayıp ilk lokmayı ağzına attığında hissettiğin şeydir.

- Magnum reklamın Scarlet Johanson oynasa güzel olmaz mı? İşte o zaman canım çekebilir o dondurmayı.

- Yaprak Dökümü dizisi hemen ortadan kaybolsun.

- Arka Sokaklar dizisinde kamera dizi boyunca Mahsun Kırmızıgül, Alişan, İsmail YK. ve Özcan Deniz'in kliplerindeki gibi sağa sola hareket ettirilmesin sürekli.

- Özlem Tekin çok tatlı ve (içi) çıplak değil mi sizce de? Biraz kilo almış geçen Medya Kralı'nda gördüm, ama hala çok tatlı.

Nature

Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.