20 Nisan 2012 Cuma

Anı

Uzaklardan bir ses duyuldu
Unutulmaya yüz tutmuş bir anı
Birden davetsizce girdi içeri
Selam çaktı ve çekip gitti
Kalabalık içinde bir çığlık misali
Anlık bir gerilim yarattı dikenleşmiş tüylerimde

15 Nisan 2012 Pazar

Güvercin

Yalnızlığını gideremem ki ben
Arkanda çıkışsız kareler
Arabalar, turistler, turist olmayanlar
Neden yalnızsın bu kadar?
Konmuşsun tele izlersin ağar ağar
Sigara dumanında görülmezsin
Yağmur sonrası yalnızlık
Soğuk yaşlar, betonlar, kaldırımlar
İçimi ürperti sarar yazarken
Kasveti ışıklarından alan Spiderman bina
Baş ağrım dinmez dinmek bilmez
Nasıl ağrıdır sorarım sana göz kapaklarını yediğim?
Dinlersin beni bizi anlar mısın inek gözlüm?
Neden gitmezsin bakarsın mağrurca?

Dedim ya sen ben yalnızlıklarımızla
Bir başayız soğuk bedenlerimiz ardında

Gökyüzü

Durmak bilmedi
Fırlattı gökyüzü oklarını

Saatler aktı dakikalarca
Sildi süpürdü tozu, böceği
Siz bilmezsiniz büyülüdür o yay
Canlandırır çer çöpü
Oradan buraya akarlar bıyığı bitmemişler

Durmak bilmedi
Tırlattı gökyüzü çoklarını

Asmalı Mescitte Yağmur

Ağırlık artarken yağmur suyunda
İnsanlar koşuşturur ayakkabılarının çığlığında

Hayatın devamı söz konusudur
Gelen gideni aratır mı bilinmeyen bir olgudur

Mermerin rengi değişir her damlada
Çaprazdaki ev gözü engeller sarı ışıklarında

Mumlar ışıldar beyaz çakmağın sesinde
Medeniyet düzensiz kulak tırmalayan gürültüde

Deniz mahsullü risotto kokar taklitvari görgüyle
Anneciğim gelmiş mi koşuşturmadan naif yüreğiyle

Tarihe meydan okuyan bira afişlerde
Bir hararetle silinir dudaklar kırmızı peçetelerde

Avea Sofyalı temizlenemedi yine bozulmuşluğunda
Arınamadı yapamadı o tutunamadı soğukluğunda

Benim gerçekliğim değil bu hayır
Ait olmadığm apaçıktır olamaz hayır

Ateş bile cansız yanar öyle durağan
Nefes sözlü şarkılarını üfler o kadın yine darmadağan

Nature

Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.