10 Eylül 2010 Cuma

The Best Ideas for a Post Workout Meal





Central to the postworkout meal is the timing of consumption. Immediately following exercise, blood flow is still increased to working muscle. The goal is to supply the body immediate sources of protein and carbohydrates to begin the anabolic (repair and rebuild) and glycogen storage (refueling) phases. Exercise has a catabolic effect (breaking down) on muscle tissue. Protein is needed to switch from a catabolic state to an anabolic one. Carbs are essential to muscle recovery by replenishing glycogen stores in muscle tissue and speeding up preparation for the next bout of activity.

Protein

Whey protein serves as the best source of amino acids for tissue repair postworkout. Whey has a 100 percent bioavailability. In other words, 100 percent of what is consumed is used. Compare that to whole-food options such as egg whites (88 percent), fish (83 percent) or chicken (79 percent), and it is easy to see why it is preferred. Furthermore, and more importantly, whey protein is digested faster than any other protein source. The goal is to maximize nutrient uptake while blood flow is enhanced.


Carbohydrates

Watermelon, bananas, raisins and potatoes are carbs that should be consumed postexercise. These foods are relatively moderate to high on the glycemic index. Their rapid digestion and absorption make them optimal for uptake into recently worked muscle tissue for the replenishing of muscle glycogen. However, they do offer nutrients the body needs, as well. After working out is the only time where it is recommended to avoid fiber, since it tends to slow down digestion, which is counterproductive to postworkout refueling.

Liquids

Water, sports drinks and 100 percent natural juices are all viable considerations for postexercise drinks. Water is essential to reinstitute the body's water balance. This can also be achieved by consuming fortified sports drinks that will not only add water back to the body but also supply carbohydrates and the electrolytes (sodium, potassium) lost during sweating. Carbs in sports drinks are proportioned to avoid overconsumption, which could lead to a delay in gastric emptying and fluid absorption.


Everett Callaway

References

* "Nancy Clark's Sports Nutrition Guidebook," 3rd ed.; Nancy Clark; 2003
* "ACSM's Health and Fitness Journal"; The Science of Hydration; Beth Stover and Robert Murray; March/April 2007



http://www.livestrong.com/article/65946-ideas-post-workout-meal/

Hayal




Hayal kurmak çok güzel bi şeydir
hayalini gerçekleştirmek ise paha biçilemez
öyleyse yapılacak şey basit
hayal kur, ve gerçekleştir

paha biçilmezlerini biriktir
öldüğünde hatırlamaya değer şeylerin olsun
güzel geçir hayatını
bir daha yaşamayacaksın şu anki hayatını

bir daha yaşayamayacağın şeyi öyleyse
neden daha güzel kılmayasın?

Açık




Trevor Hope gitti.
Devrim hoca da geçmen daha iyi olur dedi.
Ev, yemek, yol ücreti yok denecek derecede.
Memleketim.
Ankara'da yaşadığım ailesiz yaşam tecrübesi ve yurt tecrübesi yetti diye düşünüyorum.
Değişiklik istedim.
Bateri kursuna gidecek param olsun istedim.
Rahat olmak istedim.

9 Eylül 2010 Perşembe

Turkey beats Slovenia to advance to semis




ISTANBUL (AP) -- Ersan Ilyasova scored 19 points and undefeated Turkey hit 10 of 17 3-pointers in its 95-68 victory over Slovenia on Wednesday night in the world championship quarterfinals.

"The guys, they flied," Turkey coach Bogdan Tanjevic said. "They played the best of these seven games."

Turkey will face Serbia, a 92-89 winner over defending champion Spain, in the semifinals Saturday. Turkey will finish in the top four for the first time at an Olympics or world championship.

Turkey was 8 of 11 from 3-point range in the first half to take a 50-31 lead.

"They spread the floor really well," said Bostjan Nachbar, who scored 16 points. "We didn't adjust well to that and we were not aggressive enough today to make them take tough shots, to use fouls and all that, so we pretty much gave them open shots and they took advantage of that."

Sani Becirovic had 16 points for Slovenia


nba.com

7 Eylül 2010 Salı

DTCF'li Olmak




Dünyada bu isimdeki tek fakülte. Sıhhiye metrosundan çıkınca telsiz seslerini takip ederek bulursunuz yolunu. Sıhhiye’nin göbeğinde o kocaman ihtişamlı yapıyı görmemek mümkün değil zaten.

Bizim ‘ana bina’ diye tabir ettiğimiz o bina, Atatürk’ün emriyle alman mimar Bruno Taut tarafından yapılmış bir mimari mucizesi. ‘Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir’ yazısıyla 1935’ten bu yana dimdik ayakta.

Bünyesinde 36 bölüm, 8000 öğrenci barındıran, nereye giderseniz gidin bu rakama katiyen rastlayamayacağınız ilim irfan yuvası. Ölü, diri bütün dillere ve sosyal bilim adına her kürsüye ev sahipliği yapan bir yuva. Bir çok ünlü yazar ve tiyatrocu kazandırmış bir yer.

Önünden hiçbir zaman eksik olmayan çevik kuvvet otobüslerinden de anlaşılacağı üzere, daha ilk giriş kapısından adımınızı attığınız andan itibaren o siyaset kokan havasını solumaya başlarsınız. En az iki kere kimlik göstererek ve X-Ray cihazlarından geçerek girebildiğiniz bambaşka bir dünyadır burası. Fokur fokur kaynayan kalabalığın içinde kaybolduğunuz vakit anlarsınız.
Peki ya bu zaman makinesinden geçmişcesine dahil olduğunuz alemin içinde yaşamak nasıl bir duygudur bilir misiniz? Ne menem bir şeydir DTCFli olmak?
Hiç kuşkusuz bir dtcf öğrencisi her felakete aşinadır.
Hiçbir garipliği yadsımaz.

Çünkü biz biliriz ki;
-gün aşırı eylem yapılması, hafta aşırı çatışma çıkması,
-kendi okulumuza girerken polis tarafından aranmak,
-kameralar tarafından izlenmek,
-dersin ortasında bir anda camdan içeriye sis bombası düşmesi,
-güneşli bir günde, muhteşem bir havada bahçeye yayılmış otururken aniden havada taş-sopa-bank-satır dörtlemesinin uçuşması,
-daha dün beraber derse girdiğin sınıf arkadaşının satırların hedefi olmak suretiyle artık yaşamaması,
-olaylı bir günün ardından, derste sınıfın yarısının olmayışıyla ‘hocam arkadaşlar gözaltında’ açıklamalarını duymak,
-dekana silah çekilmesi,
-koridorların kanlar içinde olması,
-artık hiçbir kuvvetin durdurmaya gücünün yetmediği büyük olaylar sonunda okulun dönem ortasında ansızın mecburi tatile girmesi ve bunun sonucu olarak vize, final haftasının ertelenmesi dolayısıyla temmuzun ortasında dahi okula gelmek,
-anfide dahi çevik kuvvet ile birlikte sınava girmek,
-sürekli biber gazı solumak zorunda olmak,
-nerede okuduğunu öğrendiklerinde insanlar tarafından potansiyel anarşist gözüyle görülmek,
-şenliğin artık ‘yasaklı dtcf bayramı’ olarak kutlanması,
-yeşil parka giymenin gözaltına alınma sebebi olması,
-istediğin yerde oturma özgürlüğünün olmayışı, arka kantin ile çardak arasında bir seçim yapmak zorunda olmak,
-her türlü objenin yere monteli olması,
-her an eline bir bildiri tutuşturulması,
-ailelerin çocuklarını ana haber bültenlerinden takip etmesi
çok doğal hadiselerdir. Bunları garipsersek esas biz olağan dışı oluyoruz.
Evet, tabu bir okulda okuyoruz. Her türlü siyasi eleştirilere maruz kalan bir yaşamın içinde bulunuyoruz. Yaşam diyorum çünkü dtcf bir yaşamdır. Kimimiz 7 yıldır bunu tadıyor kimimiz henüz mini mini 1. sınıf, zamanla tadacak.
-tarih kokan koridorlarında, sınıflarında, anfilerinde,
-duvarlarındaki renkli içerikli panolarında, sloganların, manifestoların yer aldığı siyasi afişlerinde,
-foto nebi objektiflerinde,
-‘piyasa’nın tavana vurduğu orta bahçesinde, tren sesleri arasında basketbol oynayabildiğiniz arka bahçesinde, çimlerinde doya doya yayılabildiğiniz ön bahçesinde,
-farklı görüşlerin paylaştığı arka kantin ve çardağında,
-zaman zaman tabakların havada uçtuğu yemekhanesinde,
-sinema gösterimlerinin, panellerin, söyleşilerin hiç eksik olmadığı konferans salonlarında,
-mimarisine ağzınız açık baktığınız farabi salonu ve fuayesinde,
-gerçek oyunculuğun ne olduğunu görebildiğiniz tiyatrolarında,
-devamlı esprilere maruz kaldığınız büfesinde, öğrenci işlerinde,
-kimileri yardım derneği, kimileri ve çoğunluğu örgüt olan standlarında,
-sigara içilmeyen tek mekan olan ‘çs’sinde, yarım saat vaktinizin olduğu internet kafesinde, loş ve gizemli kütüphanelerinde,
-birbirinden farklı her bir bölümün içinde,
ayrı ayrı yaşamlar vardır.
Hem bir bütün olarak hem de her köşesi ayrı bir yaşamdır. Yaşayabilen, tadabilen bilir dtcfli olmanın ayrımını.


Gözde Burcu Çan

If you think you're beaten




If you think you're beaten, you are,

If you think you dare not, you don't.

If you'd like to win, but think you can't,

...It's almost for sure, you won't.



If you think you're losing, you've lost.

For out in the world we find

-Success begins with a person's will,

It's all in the state of mind.



If you think you're outclassed, you are,

You've got to think high to rise.

You have to stay with it,

In order to win the prize.



Life's battles don't always go,

To the one with the better plan.

For more often than not, you will win,

If only you think you can.



I'm not the one who wrote this, and do not know who it is.

Nature

Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.