Kalkmalı doğrulmalı geç olmadan.
9 Ağustos 2012 Perşembe
Sigarayı Bırakanlara Öneriler
* İçtiğiniz son sigaradan 12 saat sonra, bedeniniz kendini yenilemeye başlar.
* Yeni davranışlar edinmenin zaman alacağını unutmayın.
* Size sigarayı hatırlatacak ortamlardan uzak durun.
* Kendinizi kandırmayın. Sigarayı bir günde bırakamazsınız. O sizi zorlayacaktır.
* İçme isteği geldiği zaman, bunun nerede, ne zaman, nasıl ve kimleyken geldiğine dikkat edin.
* Sigarayla ilgili küllük, ağızlık, çakmak, kibrit gibi şeyleri yok edin ya da en azından ortadan kaldırın.
* Sigarayı bıraktıktan sonra evinizde ve işyerinizde sigara kokan perde gibi eşyaları değiştirin.
* Uykunuza dikkat edin. İyi uyursanız ertesi gün sıkıntınız daha az olacaktır.
* Bedeninizi yormaya çalışın. Haraket etmek enerjinizi arttıracaktır.
* Boş kaldığınız zamanlarda sigara içmek yerine yürüyün.
* Düzenli yemek yiyin ve aç kalmayın.
* Bol miktarda su için.
* Kahve, çay ve alkol gibi size sigarayı hatırlatan maddelerden uzak durun.
* Şekersiz sakızlar çiğneyin ya da kalorisiz şekerler yiyin.
* Yemeklerin yeniden tadına vardığınızı fark edin.
* Hatırlayın: ağzınız ve çevreniz sigara kokmuyor, para harcamıyorsanız, sağlığınız düzeliyor.
* Arkadaşlarınıza ve çevrenize sigarayı bıraktığınızı söyleyin ve onlardan yardım isteyin.
* Sigara yoksunluğu iki hafta sürer. Sabredin.
* Kendinize boş zaman bırakmamaya çalışın. Okuyun, sohbet edin, TV seyredin vb.
* Elinizi boş hissettiğiniz zaman, hemen bir kalem alın, parayla oynayın vb.
* Sigaranın sorunları çözmediğini hatta zorlaştırdığını hatırlayın.
* Çevrenize sigara içilmez işaretleri asın. Çevrenizde sigara içilmesini engelleyin.
* Yemekten hemen sonra dişlerinizi fırçalayın ve yürüyüşe çıkın.
* Arabanızda sürekli radyo dinlemeye başlayın ya da araba kullanırken halen sigara içme isteği geliyorsa, bir süre toplu taşıma araçlarını kullanın.
* Alkolden uzak durun.
* Sigara içilmeyen yerlerde bulunmaya özen gösterin.
* Toplantı, parti gibi sigara içme riski olan yerlerde sigara içmeyenlerle birlikte olun.
* Sigara reklamlarını izleyerek, sizi nasıl etkilemeye çalıştıklarını anlamaya çalışın.
* Sigara içme krizleriniz için, şeker, sakız, havuç gibi sigara yerine koyacağınız maddeleri hazır tutun.
* Sigara içme isteği gelirse, 5 kez içinizden üçe kadar sayarak derin bir nefes alın, üçe kadar sayıp tutun ve üçe kadar sayarak nefesinizi verin.
* Sigara içme isteği gelirse banyo yapın ya da duş alın.
* Ellerinizi oyalayacak (bulaşık yıkama, bulmaca çözme, el ve bahçe işi gibi) işler yapın.
* Dişçinize giderek dişlerinizi temizletin.
* Her hafta sigarayı bırakma gününüzü kutlayın.
09.08.12
8 Ağustos 2012 Çarşamba
Olympic Weightlifter Responds
Being able to lift 267 pounds is only one of the things that makes 18 year-old British Olympic weightlifter Zoe Smith tough. She can also swat down sexist Twitter trolls like they’re flies.
While Smith was preparing to set an Olympic record for Great Britain in the clean-and-jerk event, men (and some women) on Twitter were busy saying she wasn’t attractive enough, or that she was manly, or that there was something wrong with her body because she was so muscular.
[We] don’t lift weights in order to look hot, especially for the likes of men like that. What makes them think that we even WANT them to find us attractive? If you do, thanks very much, we’re flattered. But if you don’t, why do you really need to voice this opinion in the first place, and what makes you think we actually give a toss that you, personally, do not find us attractive? What do you want us to do? Shall we stop weightlifting, amend our diet in order to completely get rid of our ‘manly’ muscles, and become housewives in the sheer hope that one day you will look more favourably upon us and we might actually have a shot with you?! Cause you are clearly the kindest, most attractive type of man to grace the earth with your presence.Oh but wait, you aren’t. This may be shocking to you, but we actually would rather be attractive to people who aren’t closed-minded and ignorant. Crazy, eh?! We, as any women with an ounce of self-confidence would, prefer our men to be confident enough in themselves to not feel emasculated by the fact that we aren’t weak and feeble.
Sexism seems to be almost as common as sweat at this year’s Olympics — which has a record number of women participating — from female boxers being asked to wear skirts to differentiate them from the men to women’s teams taking coach while men’s fly first class.
Gradual Grudge
Day by day, Am getting more and more dastard,
A stout-hearted poltroon grief-stricken doleful bastard,
A taciturn and unsmiling full-unfledged flare-up.
I slog my guts out for what I shall grasp?
7 Ağustos 2012 Salı
Mermerlerden Salı
Günlerden Salı mıydı
Gördüm onu zemin mermerli miydi
Toprak varken neden mermerdeydi
Elektrik yüklü olduğu belli değil miydi
Açtı baktı yokladı yoktu
Açlığı açlığından yoksundu
Siyah beyaz askılıkta kaybolmuştu
Varlığından tüm mermer mahvolmuştu
Günlerden Salıydı Salı
Baktım orda beyaz mermerlerde
Bir kuş gördüm sıcak esintide
Arandı durdu bulamadı bir sinirle
Ürkek desen pek bir cihangir
Elveda dese git cidden yerin dibine gir
Bir vız iki vız üçte kanatlandı gitti
Geride kalan sadece bembeyaz pislikti
Yakışıklı Kız
Aşkın ne zaman karşımıza çıkacağını kestiremeyiz
Daha aşk mı değil mi onu bile bilmeden yorumlarız
Hoşlanmaktır belki bilemeyiz ama bir mallık üstümüzdedir
Oluyor arada ne yapalım karşı koyamıyorsun ki
Daha aşk mı değil mi onu bile bilmeden yorumlarız
Hoşlanmaktır belki bilemeyiz ama bir mallık üstümüzdedir
Oluyor arada ne yapalım karşı koyamıyorsun ki
Her neyse ne diyorum ben
İşte öyle daha ilk gördüğümde bir ilgidir başladı
Yine karşıma çıktı sevindim
Öyle izleyip durdum
Gülümsemesi bitiriyor beni
Bir sessizlik bir sukunet üstünde
Fırtına başlattı içimde
Sade, sakin ve saf
İşte öyle daha ilk gördüğümde bir ilgidir başladı
Yine karşıma çıktı sevindim
Öyle izleyip durdum
Gülümsemesi bitiriyor beni
Bir sessizlik bir sukunet üstünde
Fırtına başlattı içimde
Sade, sakin ve saf
Bölümündeki nadir yaratıklardan
Haha bir arkadaşım derdi bir iki tane ama bıyıkaltı
Ona anlatsam neler der bana acaba bu olayı
Onu bari bize bırak mı der ki ne der
Haha bir arkadaşım derdi bir iki tane ama bıyıkaltı
Ona anlatsam neler der bana acaba bu olayı
Onu bari bize bırak mı der ki ne der
Elleri küçücük
Bir gram yabancı maddesi yok
Bön bakışlı
Gülümsemesi yakışıklı
Bir gram yabancı maddesi yok
Bön bakışlı
Gülümsemesi yakışıklı
5 Ağustos 2012 Pazar
Sigarayla Söyleşi
Yazacak kimsem yok ben de kendime yazıyorum. Yalnız olmak doğanın kanunu doğru, ama insanoğlu kendini kandırıp da birileriyle, yakınlarıyla yalnızlıklarını aşmaya çalışır.
Eski fotoğraflardaki kendime baktım kazara denk gelip de. Fark ettim de zaman içinde hiç aynı kaldığım bir vakit olmamış. Sürekli bir değişim içindeyim, denge yok.
Dengesiz insanlar duygusal insanlardır bence. Duygular değişime karşı daha bir dayanıksız çünkü. Onu geçtim. Anlatmak istediğim ne oldu bana da bu kadar yalnız kaldım da kendimi kandıramaz oldum? Böyle de yaşanmaz be arkadaş.
Fotoğraf çekemiyorum. Bunu düzeltmeli.
Sigarayı bırakmalıyım. Artık tat almıyorum hiçbir şeyden. Tatsızım. Cidden tat alamaz oldum. Acıkmayı özledim. Acıkmadan neden yediğimi bilmeden lezzetli şeyler yiyip duruyorum. Depresyonu atlattığımı sanmıştım, oysa alttan alttan devam ediyormuş.
Kendime gelemedim. Kendine gelmek ne demek peki?
Sağlıklı olmak, sağlıklı düşünmek, umutlu olumlu olmak, hiç dertleri takmadan çevresinde olumlu bir değişiklik yapmaya çalışmak.
Ben sigara içmezdim, çok fena karşıydım. Basketbol oynar, rekabet ederdim. Yenmek için değil yalnız, başarılı olmak için. Çünkü başarılı olmaya çalışmak zevk verirdi bana.
Yorulduğumuzu da bir hedef uğrunda koşuştururken anlamayız.
Şimdilerde yorulmadan bir hedefe ulaşma derdine düşmüş gibiyim. Hoş değil bu.
İhtiyacım olan akli dengemi yerine sokmak. Kendi kendimin psikoloğu olup çıkıyorum yine. Rehabilite ediyorum kendimi farkında olmadan. Bilincimi kullanıyor olduğumu düşünmek hoş gerçekten.
Farkına varamıyoruz çevremizde olan bitenden çoğu zaman. Bir şeylerin dank etmesini de beklemiyoruz. Oluyor işte birden bire. Zaman meselesi hepsi aslında. Ne zaman bakmayı bırakıp da göreceğimiz muamma.
Gülmeyi bırakmak yaptığım en büyük hatalardan sanırım. Dedim ya sigara bunun sorumlusu. Kendime bahane aramıyorum. Basbaya sorumlusu o; çünkü düşünme biçimimi engelliyor. Beyin hücrelerimi öldürüyor. Saf duygularımı yaşayamıyorum. Zehirlenmiş düşüncelerle çıkıyor kelimelerim.
Alkol gibi engelliyor. Ortada ayık kafa kalmıyor be sesi çıksın. Gülmemi engelliyor dedim de birçok duygumu engelliyor da ben farkında değilim. Öyleyse yapılacak şey sigarayı bırakma kurumuna başvurmak.
Fotoğraf çekmek. Küçük şeylerden zevk alabilme evresine geri dönmek.
Zor gibi duruyor, ama yapılası yapılması gereken bir şey olarak hissediyorum.
Bunları yazarken ben sana Can, sigara eşliğinde votka içiyorum buna ne diyeceksin?
Belki söylemek istediklerim bunlar bile değil kim bilir?
Öpüyorum seni. Moralini bozma. Bilmiyorum ne zaman geleceğim kendime.
Ne yapsam, ne etsen ben? Koptum, gittim ben.
Amélie Mi?
Çakıllar üstünde yürürken bazen soundtrack'lerini dinliyorum
Gece oturmayı seviyorum kediler ve köpekler
Coklatmayı severim ben cok cok
Gözlerim büyük boyum kısa
Motorsiklete binmeyi severim kask takıp
Tartışmayı severim tersim
Fransızca'dan iğreniyorum
Camus'nün Yabancı'sını fransızcasını sesli okumanı dinlerim gülerek
Kütüphanede uzanarak uyuyarak
Bursa'yı da severim tüm hamurlarıyla
Bıraktım pişman değilim İngilizce Öğretmeni olcam
İstedim yaptım girdim kimse umrumda değil
Ben Amelie'yi severim duyguperestim
Sen eksiksin hayalperestliğin inceliğinden mantık dünyanla
Otobüsler gidip gelir umursamazlar garları değil mi?
Çakıllar üstünde yürürken bazen soundtrack'lerini dinliyorum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.






