- Yakın bir arkadaş tarafından satılmak gibisi yok. Çok tatlı bir duygu. O kadar tatlı ki unutamıyorsun. Hayatını değiştiriyorsun. Düşünmeni sağlıyor. Düşünmek önemlidir. Bunu sağlayan bir durum da gayet tabii acı verici ve gereklidir.
- Mutluluk, istenilen şeyin istenilen şekilde istenilen anda olabilmesidir.
- Sigara bağımlılık yapmadı. Denedim.
- Hayatımda üniversite yaşıma kadar hiç bayılmadım. Buraya geldim üç kere bayıldım. Üçüncüsü de tuvalette oldu. Mis gibi. Serildim 2.80.
- Hiç burnum kanamadı. Nasıl bir duygu olduğunu bilmiyorum, ne yazık ki.
- Telefon bağımlılığım var. Kimse mesaj atmasa da yanımda taşırım hep; tuvalete bile. Uyurken de yakınımdadır. Telefonun alarmı olmasaydı uyanamazdım. Pek işlevsel. Seviyorum onu.
- ''Bilmemne ne arar la bazarda?'' esprisi (ve türevleri) katiyen bitsin hem de şu anda.
- Hayatımda derste ilk defa göz göre göre uyudum. Bildiğin kafayı koydum ve uyudum. Sonrasında arkadaşlara ''Horladım mı?'' diye bile sordum. İmza bile atmadım derse girdiğime dair. Yoksa bu uyumak değil de ''sızmak'' mıydı? Her neyse.
- Ortabahçe'nin büfesinde (ve hayatımızda karşılaştığımız her sıra gerektiren durumda [banka, otobüs, bakkaliye vs.] ) sıra olsun. Öne doğru uzanan ahtapotumsu kollar olmasın kafalarımızın üstünden. Onun dışında sinir bozucu sesli kızların istediklerini söyleyerek önlere atılma eylemi de bitsin. Sırada biz varız la, bekle a... Ayrıca okul fotokopimiz de iğrenç. Oraya gidip en az yirmi dakika bilemedin yarım saat çıkamıyorsun.
- Melike ''kadın hükümdar'' demekmiş; bir de ''güzel kokulu kırmızı bir üzüm''. Evet. Hükmet bana kırmızı üzüm. Tadınla baştan çıkar beni. Kimi zaman şaraplaş yak içimi kafamı güzel yapıp, kimi zaman da şehveti, aşkı temsil eden kırmızı sembolünle yak kalbimi ağır ağır ama fazla acıtmadan. Can da ''İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık; Yaşam, hayat; Güç, dirilik; Kişi, birey; İnsanın kendi varlığı, özü; Gönül; Çok içten, sevimli, sevilen, şirin'' anlamlarını barındırıyor. Tanrıçam emrinize amade falan değilim; ama size karşı güçlü duygularım var ''canımda''.
Kalkmalı doğrulmalı geç olmadan.
27 Mayıs 2010 Perşembe
Tespitler - 10 - Son

- Yakın bir arkadaş tarafından satılmak gibisi yok. Çok tatlı bir duygu. O kadar tatlı ki unutamıyorsun. Hayatını değiştiriyorsun. Düşünmeni sağlıyor. Düşünmek önemlidir. Bunu sağlayan bir durum da gayet tabii acı verici ve gereklidir.
- Mutluluk, istenilen şeyin istenilen şekilde istenilen anda olabilmesidir.
Tespitler - 9

- Mutluluk, zor ve yoğun bir günün ardından ayaklarına uzatabileceğin bir yumuşaklık, kafana da yaslayabileceğin bir yastık bulabilmektir.
- Bulutları incelemenin beni çok rahatlattığını fark ettim. Doğayı incelemek de huzur veriyor açıkçası. Mutlu ve huzurlu olmamızı sağlayacak en temel şeyin doğa olduğunu düşünüyorum. Doğayı bozdukça, kirlettikçe; doğaya tecavüz ettikçe insanlığımızdan ve olumlu düşünce yapımızdan yavaş yavaş uzaklaşıyoruz.
- Demet Akalın'ın sesi çok kalın. Canlı performansı direk bitsin. Sadece klip yapsın; açık giyinip etrafta gezinsin. Türk toplumunun büyük bir kesiminde bulunan abazan zihniyetli erkeklere başka ne gerek? Neyse...
- ''Türk Eğitim Vakfı'na yardım edin, bağış yapın'' mesajlı, sonunda karanlıkta meşalelerin yandığı, reklamda ''uydu'', ''köprü'' ve ''uçak'' örneklerinin verilmesi garip değil mi sizce de? Hatta biraz da uçuk, aşırı.
- Gazete kültürü olmayan şahısların önyargılarının kurbanı olup ''Zaman Gazetesi''ni eleştirmesi bitsin. ''Bilgili cahiller'' sizi. Buradaki ''gazete'' sadece bir örnek. Uyarlamalar pek ala yapılabilir başka kelimelerle.
- Telefonda ''Merhaba'' diyen birisini gördüm ve duydum.
- AVEA'da da ''-''ler olsun. -25 kontörünüz kalmıştır demesini istiyorum 9333'ü aradığımda çıkan kadının.
- Dövme insanı hayata bağlayan bir şey. İnsanı mutlu eden, her zaman dostu olan bir şey ölene kadar. Belki sevgilim yok; ama dövmelerim var.
- Bira göbek falan yapmıyor. İçip oturur yayılırsan her dakika, e pardon ama, kilo alman, şişmen normal bittabii. Sloganımız belli o vakit: ''Alkol al ama spor yap.''
- Üniversitede ikinci sınıfın sonlarına yaklaşmak çok kötü bir durum. İnsanı çok üzüyor. Her gün içesim var. İki sene kaldı be bitmesine. Gel de ağlama. Yaşlanıyorum. Zorunluluklar kafaya vurmaya başlayınca kederlenmek kaçınılmazdır.
25 Mayıs 2010 Salı
Tespitler - 8

- ''Tarihe tanıklık etmek paha biçilemez.'' O halde, her anımız paha biçilemez değil mi sevgili Carpe Diem'cilerim?
- ''Bişi itiraf etçem. O kurabiyeleri ben yapmadım; ama ben aldım!'' esprisini anlayan?
- Geceleri onbeş kanalda 'Çocuklar Duymasın'ın eski bölümlerinin yayınlanması bitsin. Ayrıca ''Havuç''la, ''Duygu''nun ebeveyni ''Meltem'' ve ''Haluk'' olamaz. ''Duygu'' mavi gözlü. ''Havuç'' turuncu (kafalı) saçlı.
- 350ml'lik Pepsi Kutu Cola'nın üstünde 'Kolalı İçecek' yazısını gördüm. Zaten karışımlardan oluşan o içeceğe kola denmiyor muydu?
- Hacettepe Üniversitesi'ne Bahar Şenliği vesilesiyle gelen Serdar Ortaç şişeler ve üzerine atılan diğer yiyecek araçları nedeniyle sahneden indirildi. Saygısızlık tek kelimeyle. Saygı, herkese gösterilmelidir.
- Bu aralar ne çok parfüm reklamı var. Siz de fark ettiniz mi? Bitsin de diyemiyorum. Çünkü 'Dior'un bir reklamında Charlize Theron var.
- AŞTİ'de ''İstanbul var mı?'' ''Eskişehir arabası var!'' diyerek çığırtkanlık yapılması bitsin. Çok rahatsız edici değil aslında, hatta komik ve neşeli.
- Yanında sevgilisi olan kızların gözlerimin içine dik dik bakması hemen bit..!
- Geceleyin zar zor uyumaya çalışırken sivrisineğin vızıldamasını duymak derhal bitsin! Hayatta nefret ettiğim nadir şeylerdendir. Duyduktan sonra en az 1 saat uyuyamam. Gezinirim. Hareket ederim sürekli. Hareketsiz durunca üzerime saldıracağı düşüncesinden kurtulmak için belki de.
- Mutluluk, kalabalık içinde yalnız olabilmektir kimi zaman.
23 Mayıs 2010 Pazar
Tespitler - 7

- Kızıl saçlı kişilere siyah giyinmek çok yakışıyor be.
- PLEVA bir burjuva hastalığıdır. Kimsenin olmasını da istemem. Kötü. Kötü. Çok kötü.
- Çekirdek yemek çok zevkli bir eylemdir; bir de eyleme başladıktan sonra bırakabilsek keşke istediğimiz anda. Geçen de şeyi düşündüm. Yürürken çekirdek yiyip kabuğunu yere attım. Küçük müçük sonuçta o da çöp be. Atılmamalı.
- Derse geç kalıp dersi bölüp 'özür' dilemeden hemen oturmak sizce de saygısızca ve rahatsız edici değil mi? Bunu yapan birçok kişiyi görmek hoş değil.
- Yağmurda saçlarım açık bir şekilde yürümeye bayılıyorum. Sonrasında saçınızın şeklinin bozulup bozulmayacağını, hasta olup olmayacağınızı, kurulayabilip kurulamayacağınızı düşünmeden yürümek...
- Ankara 312 Arena'nın ses sistemi beş para etmez.
- Hiçbir yerde bizim fakültedekilerden daha çalışkan kat görevlileri görmedim. Helal olsun onlara.
- Keşke gittiğim bar türü her yerde biranın yanında fıstık ikram edilse; veya biranın ücretinden daha fazla bir fiyatı olmasa.
- Mutluluk, ''düştüğünde'' bile hala gülebilecek halinin olmasıdır.
- Koray Candemir demiş ki: ''Evlilik bütün erkeklere uzaktır, ama sonunda olur!''
Evliliğe uygun olduğumu düşünmüyorum. Yalnız doğduk, yalnız öleceğiz. Sosyal bir varlığız. Doğru; fakat bu demek değildir ki evlenmek zorundayız. Değil mi?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.