5 Mayıs 2010 Çarşamba

Aşk Sarhoşluğunda Küçük Bir Beyin Fırtınası



İstediğim şey sadece küçük bir şey.

Bu küçük şeyi büyük umutlarla dolu olan kalbimle istiyorum, o ayrı.

Belki hayatında karşısına bir daha asla benim gibi birisi çıkmayacak.

Bu benim mükemmel olduğum anlamına gelmiyor tabii. Fakat, eminim ki onu, belki ileride kimseden duyamayacağı, sözlerle mutlu edebilirim.

Ona sözlerimle yollar serebilirim.

İsterse de şımarsın kelimelerimin etkisiyle.

Ben onun şımarık halini de severim. Eminim şımarıklık da yakışacaktır o tatlı gülümsemesinin ardına.

Ah! Yine o kızarıklık yanaklarımda. Yine o ısı. Hissediyorum. Yanaklarımın yanında, kalbimde bir hız artışı; aklımda bir silüet; dudaklarımda bir kuruluk; kulak zarımla beynimin kaynaştığı noktada o güzel sesin çınlaması; karnımda bir sızı; çehresini görmemle tüylerimde bir diken diken olma hali...

Ah ben yine mi aşık oluyorum..?

Yoksa oldum da haberim mi yok?

‘Son bir oyun sonra kalkıp gidersin. Sen her zaman risk almayı seversin...’

Yüksek Sadakat yine yapacağını yaptı. Unutulmaz bir konser verdi. Gerçi ben onun değil de daha çok ‘onun’ sesini duydum kulaklarımda, ve o beni kendimden geçiren kokusunu saçlarının.

O günümü çok iyi kavradım. En güzel anlarımdandı.

Çünkü sevdiğim kişilerleydim. Sevdiğim grubun müziğini canlı dinliyordum. Etkilendiğim varlıkla yan yanaydım. O anda sadece oradaydım; hem kalbimle hem de aklımla. Çünkü istiyordum mutlu olmayı, hak ettiğimi düşündüğüm ruh halini yani.

Tabii bilmiyorum. İnsan mutlu olmayı hak mı eder? Yoksa mutlu mu olur?

Mutluluk emek harcanarak mı elde edilen bir şeydir? Sanmıyorum aslında.

Her şey kalbimizde ve arzumuzda gizlidir bence. Mutlu olmayı arzuladım, oldum.

‘Anı yaşamak’ budur. İçimden geldiği gibi hareket edip doğal halimi ortaya koyarsam neden anı yaşamayayım ki?

Her zaman bir umut vardır. Beyin fırtınasına yakalanan cümlelerim için beni bağışlayın.

Güzel bir gün değildi o gün. O gün, harikaydı.

Hiç yorum yok:

Nature

Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.