11 Nisan 2011 Pazartesi

Satılık




Akrabalarımızı seçemeyiz; ama arkadaşlarımızı seçebiliriz, değil mi?

Ya ailemizi?

Ailemizi de seçemeyiz.

Her şeyleriyle onların yanında olup onları sevmeliyiz. Çünkü onlar bizi hayata getirdiler. Bu mu?

Ailemizden bağımsız da olamayız. İlla bir şekilde hayatlarımıza karışacaklardır, iyi ya da kötü.

Ailemi değiştiremem.
Saçlarımı düzeltemem.
Gözlerimi düzeltemem.
Geçmişimi zaten düzeltemem.

Hataların üstüne kurulmuş bu hayatı devam ettirmek...

İnsanlar yaşamaya neden bu kadar bağımlı ki anlamıyorum gerçekten.

Ben ortaokuldan beridir yaşamamayı düşündüğümden bu kadar çok okudum, düşündüm yaşam üzerine.

2 sene önce söylediğim cümleyi tekrarlamak istiyorum:

Keşke hayatıma yeniden başlayabilseydim.

Hayatım kaydı.

Yardım edebilecek kimse yok. Mucize gerek ancak bize.

Bir mucize gerçekleşse de hayatım düzelse. Çok isterdim sorunsuz olmayı.

Sorunlu bir insan gibi görünmek istemezdim.

Hayat şartları yonttu beni.

Kimsenin beni eleştirmeye hakkı yok, hem de hiç kimsenin.

Yaşantımı, ailemi ben seçmedim, şansım olmadı seçmeye.

Seçemediğim bir durumun sonuçlarına katlanan, bununla yaşamak zorunda olan birisiyim işte. Seçemediğim bir hayatı neden yaşayayım ki?

İntihar etmek istemiyorum. Bir mucize olsa da bir anda ölsem, başıma kötü bir şey gelse; ne bileyim kaza falan olsa; kaderimde yarın öleceğim yazsa falan.

Nerde?

Hiç şanslı olamadığım şu hayatta, böyle bir şansım olsun.

Ölmek istiyorum. Çok mu şey istiyorum?

Hızlı ve kesin bir ölüm...

Hiçbir şey anlamadan bir anda gelse başıma ya.

Hayatımı satıyorum, almak isteyen var mı?

1 yorum:

Adsız dedi ki...

bir saatliğine dışarı çıkıyorum
döndüğümde ölmüş olunuz lütfen

Nature

Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.