Kılı kadar küçük parçasının bile yere düştüğünde yaydığı titreşimleri bangır bangır dinlersin hafif telaş ve büyük bir hazla
Ayçiçeği'nin her sabah başını çevirip Güneş'i aramasına özenmişsin de etrafına bakınırsın sanki görmek için onun çehresini
Masal dinleyen büyülenmiş bir çocuksundur her şeyin güzel ve tatlı geldiği bu huzur karnavalında
-Laleler, güller, sümbüL gelir aklına durduk yere içinde açarmışçasına kokularını taze taze hissettirerek her bir hücrene
-Olamazsın durağan duygularının yoğunluğunda ve olmak da istemezsin aslında yanaklarındaki allık gözlerine gülümsüyorken
Kırmak istersin kabuklarını sevgin taşar damarlarında gezinen kan taneciklerinden-
Ilık bir şekilde eser onun rüzgarı yüzüne yüzüne ilkbaharda yeni yeni yeşermeye
başlamış küçük bir tohum gibi
Şevk gelir içinden yaşamaya karşı çünkü anlamlanmaya başlar etrafın-
Arzuların tepişir ya yerinde duramaz bir şeyler yapmak istersin-
-Vurdumduymazlık had safhadadır bencilliğin körlüğünde
-Ezgiler mırıldanırsın yerli yersiz dalgınlığa yoğunlaşmışçasına
Söyle bana nedir bu, söylemez misin yoksa?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder