1 Nisan 2013 Pazartesi

Hastane Başında Yosun Kokusu


Bugün 10-11 gibi dışarı çıktım, hastane var bizim hemen oturduğumuz yerde ya, biraz oturdum, deniz de tam günü bulmuş mükemmel bi şekilde yosun kokusu yolladı bana, oturdum düşündüm biraz falan, içimde bi sıkıntı var gibiydi, mp3 player'ı takıp Korn'un bir albümü bitene kadar dışarda kaldım, 1 saat kadar, hastanenin farklı yerlerine gittim oturdum, acile gittim kantinden çay su aldım filan, takıldım, iyi geldi gibi, güç nedir onu düşündüm, insanın güçlü olması neye bağlıdır onu düşündüm, karakterleri karakter yapan filan
bazı korkularımın farkına vardım yine, ne o, kalıplaştırılmak
insanlara neden soru işareti olarak göründüğümü düşündüm, bunu özellikle böyle yaptığımı fark ettim yine, insanların Can böyledir, şöyledir deyip yerini almasını istemediğimi gördüm, neden öyle bilmiyorum ama, sanki bu topluluğa karşı benim direncim, yani insanlar arasında yerini almak, sanki koyunlaştıracak beni düşüncesine kapıldım, ben sınıflandırılmak, bir şekle girmek istemiyorum, her şekilden kalıptan bir şeyler taşıyorum diye düşünüyorum
hani bu metalci deyip o sembole bürünmek istememek gibi, ilginç ama öyle

Ben bir bulmacayım, sıkıysa çöz gibiyim, ama öyle bir hal aldı ki artık bunu kasten yapmıyorum, kemikleşti bu şekil karakterim
hani farklı olmaya çalışmak vardır bir de farklı olmak vardır ya, ben yabancıyım

Hiç yorum yok:

Nature

Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.