Bu dünyadan kar sağlayan kirli bir el var,
Zorla kesilen haraçla bir dünya doyar.
Karanlık hasat mevsiminde, gündüz ağlar,
Son günler yaklaştıkça güneşte yakar.
Sen, yobaz 'efendi'nin sağ yanında yerini al.
Sen, düzenbaz 'efendi'nin sol yanında yerini al.
Ve sen etme, naz, 'efendi'nin kucağında yerini al.
Sahipten emir alan tüm acizler azar.
Bilmez cahil, ruh evidir, bedense mezar.
Yüzyıllardır kanla beslendi, tarih de yazar.
Hep sapkındır hem de derki, "Değmesin nazar".
Sen, yobaz 'efendi'ne inanmayanın canını al.
Sen, düzenbaz 'efendi'nin haramından payını al.
Ve sen etme naz! 'efendi'nin kucağında yerini al.
Aydınlığia çıkarmak için uzanan o el,
Karanlığın içinden geliyor, cahil!
Bre cahil!
Ona akıl verin, ihtiyacı var.
Aklının odacıkları pek bir dar.
Issız yığıntıdan kurtulacağına
Sabah akşam örer odaya duvar.
Cahil allah senin çileni versin.
Oğlun senin tersin olsun ki ersin.
Kalbimizde elbet herkese yer var;
Ancak akıl denen muamma seni neylesin?
Sanki doğar doğmaz ilk duyduğuna inanmış.
Hemen ardından da kapıları kapatmış.
Yeter ki şu aciz beden tam doysun.
Zaten ruh ve akıl bataklığa saplanmış.
Hem cahilsin hem de akıl verirsin.
Sana maruz kalan nasıl delirmesin?
İşe yarar bir şey olsa aklında
İblis oturabilir miydi şimdi sarayda?
Apışının arasıyla düşünen
Yaratanı ''Yapma'' dese de yapar.
Ölünce elbet herkese bir ev var,
Ve bir kısmının manzarası ateştir!
Kurban
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder