15 Temmuz 2010 Perşembe

Tespit Patlaması



- Mutluluk, mut sahibi olmama durumu değildir.

- Telefonda konuşurken nasılsınızdır? Yani rahat mısınızdır, ne diyeceğinizi diyebilir misiniz bir duygu hissetmeden? Ben diyemiyorum. Çünkü karşımda nazik bir ses duyunca kendimden geçiyorum. Ankara’da yurttayken kebapçıyı aradım. Yurdun orada yemek siparişi verebileceğim tek yer kebapçılar ne yazık ki. Telefonu kaparken adama ‘’İyi akşamlar. Kendine iyi bak. Bay.’’ dedim. Evet, telefonda dedim.

- Kirletmek güzeldir. Kirlenmek güzel mi emin olamadım; ama kirletmek çok güzel gerçekten. Bilinçli olarak yapılırsa bir de kirletme eylemi, tadından yenmez.

- Ankara’da içiyordum yine Nedjima Rock Cafe’de bir gün daha. Bira içtiğimden sürekli işemek durumundaydım. WC’ye girdim. WC’deyken ne yapılır? Etrafa, duvarlara bakılır. Bir yazı gördüm. Beğendim. ‘’Sahip olduğun tek şey aslında kendinsin.’’ Düşündürücü değil mi? Ayrıca bira içtikten sonra işemek zorunda olmamız bitsin!!! Anladık; ucuzsun, tatlısın, güzelsin. Tamam vazgeçtim. İşet be.

- İki senedir Ankara'da okumaktaydım. İlk defa travesti gördüm Kızılay’da. Sigarasını yakmamı istedi. Bir bayana centilmence davranılmalı. Sigarasına çakmağımı yakarak götürdüm.

- Oda arkadaşımla oturuyorduk. Bir arkadaşı anlatıyordu tanıdığımı söylediği. Kullandığı ifadeyi ilk defa duymuştum; hoşuma da gitti: Kelimsi.

- Televizyon izlemem genelde sabahları Ankara’da. Final nedeniyle okul olmadığı için, ders çalışmak yerine sabah izliyordum bir gün. Ece Erken’in sunduğu bir kanala denk geldim. Koluna dövme yaptırmış. Bir yazı: Made In Heaven. Tamam da tüm insanlar cennet kökenlidir. Oradan atılmadan önce Adem ve Havva, orada yaratılmışlardı tanrıların elinde.

- Hayatımda gördüğüm en temiz yerlerden biri bizim yurdun tuvaletleridir. Midenizin bulanmasını istiyorsanız gidin valla arada mükemmel şeylerle karşılaşabiliyorsunuz.

- Tokken ve tok olduğunuzun farkındayken ya da çok yedikten sonra biraz daha yemeyi düşünmek çok mide bulandırıcı. Beyniniz çatlıyor falan. Hiç oldu mu size de?

- Window Shopping* olayı ne kadar tatlı ve aynı zamanda da iç yakıcı bir şey.


* window shopping: Bir şey almadan (daha çok alamadığından) vitrinleri, mağazaları gezmek iç geçirerek.

Hiç yorum yok:

Nature

Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.