14 Temmuz 2010 Çarşamba

Üniversiteye Gireceklere




Üniversite...

Hayatımda yaşadığım en güzel yılları yaşadığım seneler. Şimdi de üçüncü senemdeyim. Hatta beşinci dönemdeyim diyeyim. Dönem olarak alışsanız iyi olacak. Daha iyi kavramanızı sağlıyor üniversiteyi dönem olayı.

Üniversitede hayatta yalnız olduğumuzu öğrendim. Hayatta sadece bir ''birey'' olduğumuzu.

Hocaların derslikte üç kişi olsa da ders yaptığını gördüm.

Geç kalınca özür dilemeden içeri dalan birçok insan gördüm.

Geç kalma olayına kızan hoca var, kızmayan hoca da.

Final sınavıma yarım saat geç girdim. Aldı bir hocamız sağolsun.

Arkadaşlıkların daha zor olduğunu gördüm. Çünkü herkes okyanusa düşmüş fanus balığı misali, ne yapacağını bilmiyor, herkese şüpheyle yaklaşıyor falan. Temkinli birçok kişi var.

Ben İstanbul'luyum. Bana karşı önyargıları mı var anlayamadım. Belki de benden kaynaklanıyordur. Ben iyi iletişim kuramadım, istediğim kadar sıcak.

Farklı şehir kültürlerini görüyorsun.

Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü'nde okuyorum; ama ayrıca Amerikan Kültürü'nün dışında, Türkiye'nin İlleri Kültürü Bölümü'nü de okuyor gibiyim.

Çok zevkli ve gurur verici bir şey üniversiteli olmak.

Olun gerçekten. Ayrıca ailenizden uzak bir şehirde okuyun. Cidden.

Dersleri geçersiniz bir şekilde. Sakın bencil olmayın. Notlarınızı paylaşın. Çünkü bilin ki siz farklıysanız zaten aynı notlarla farklı yorumlayacaksınız sınav kağıdında. Çünkü, özellikle edebiyat bölümlerinde okuyacaklara diyorum, sınavda bilgi sorulmayacak, bilgiyi yorumlama şeklinizi görmek isteyecekler. Bu yüzden, orijinal olun.

İnsanlar sizi ekebilir, satabilir. Alışın. Normal bir şey, hep var, her yerde var.

Sadece ders çalışıp kendinizi yıpratmayın sakın.

Hiç yorum yok:

Nature

Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.