Kalkmalı doğrulmalı geç olmadan.
29 Nisan 2013 Pazartesi
Blog Başlığı Değiştirmemle Alakalı
Blog başlığım zaman içinde hep değişti.
İlk açtığımda "A Journey Into Darkness"tı, "Karanlığa Yolculuk"
Bu ne anlama geliyor? Benim karamsar biri olduğum mu? Bu kadar basit mi?
Hayır. Karanlık nedir? Bilinmeyendir. Karanlıktan neden korkarız?
Çünkü karşımızda ne olduğunu bilemeyiz. Ne ile karşılaşacağımızı kestiremeyeceğimiz için korkunçtur, ister çok tatlı bir tavşan olsun, atıyorum, o geldi aklıma şimdi.
Tavşandan da korkmamıza neden olur karanlık. Bu karanlıkta bu tavşanın işi ne?
Sorular sorular sorular...
İşte gelmeye çalıştığım noktayı görüyor musunuz?
Bir sorulardan korkuyoruz. Sorulardan korktuğumuzdan da cevap arama peşinde olmadan uzak duruyoruz, pis diyoruz, kedi gibi.
Soruların cevapları peşinde koşmaktansa uzak durmak, karanlığa hiç girmemek bize kolay görünüyor ve tahmin edeyim siz de bunu yapıyorsunuz.
Evet başlığa dönmem gerekirse, blogumu açtığım zaman, başlığı bu yüzden "Karanlığa Yolculuk" koymuştum.
Karanlığı öğrenmek için, en azından karanlığı aydınlatamasam da karanlığımı aydınlatmak için:
Karanlıktan korkmamak için.
Karanlık = Bilgisizlik
Bilgili olmak istedim, bilmek istedim, öğrenmek istedim.
Sonradan blogumun adı "A Journey In The Darkness", "Karanlıkta Yolculuk" oldu.
Aydınlanmaya başladım, bilmeye ve yine karanlıkta yolculuğuma devam ettim.
Çünkü karanlığı alt etmek mümkün değil, o her zaman orada olacaktır.
Bilginin böyle çeldirici bir yanı vardır, yani sınırsızdır kendisi.
Sınırı olmayan bir şeyden de daha çok korkarız. Çünkü insan çevresindekileri nesne haline getirmelidir ki, nesneleştirmelidir ki yerini bilsin.
Çevresini ya kendisine katar, ya ondan uzak durur, ya da kendisini, kişiliğini ele vermekten çekineceği için kaçar.
Sonra sonra karanlıkta yolculuğuma devam ederken, neden ne oldu da başlık değiştirme girişimine girdim.
Çünkü insan ne kadar bilgilenirse o kadar gelişiyor ve değişiyor. Bana da bir yenilik, bir değişim gerekti.
Hint Felsefesine göre mesela, başlangıç her zaman oradadır, ama insanın hazır olması gerekir. Yani ben bir şeye başlayacağım, değişime başlayacağım dese de bu yersizdir, ya da gereksiz. Çünkü değişimin gerçekten başlaması için hazır olduğunu hissetmesi gerekir insanın.
Yine Hint Felsefesi der ki olan her şey olması gerektiği gibi olmuştur, olur, olacaktır ve bu haliyle de mükemmeldir biz onu öyle görmesek de. Olmuş her şey başka şekilde olamazmış, zaten olabilirliği en üst düzeyde olmuştur. Kaderci kesim buna kaderde ne yazarsa o olur der.
Adını ne koyarsanız koyun, bence de olan her şey o şartlar altında olabilecek en doğal haliyle olmuştur. Başka bir şekilde olması mümkün değildir. O zaman hint felsefesinin kuralına uymalı, olan şeyleri değerlendirirken üstüne neden öyle olduğu yerine, öyle olması neyi etkiledi, nasıl bir sonuç doğurduyu sormalıyız.
Yani ne, niye oldu değil; böyle olmasının bana etkisi ne? sorusu sorulmalı.
Blogun başlığını sonra, "İlkelliğe Dönme Çabası" yaptım. Neden bu?
Bir düşün.
İlkelliğe neden dönmek ister ki birisi? İlkellik nedir?
İlkellik bilinmemezlik zamanıdır, her şeyin daha basit ve kolay olduğu zamanlar. Yani bilginin özünün yeni yeni öğrenildiği ilk zamanlar. Gelişime açlık.
İlkelliğe dönme çabası, o zaman, bilgelikten uzaklaşmak, ya da bilgiden daha önceye gitme isteği midir?
Böyle düşünülmesi muhtemel, ama bu değil işin özü. İşin özü, öze dönme arzusu.
Öze, çekirdeğe ulaşmak.
Yani insanın kimliliğini ortaya çıkarması için özüne bakmalı, geçmişine.
Yani bu başlık geçmişe dönüş gibi, geçmişe dönüp de neyi doğru ya da neyi yanlış yaptığını sorgulama dönemi.
Şimdiki yeni başlığım "Kişi Olma Yolculuğu". Şimdiki evrede de Kişiliğin ne olduğu, nasıl oluştuğu, ne yapmak gerektiği, ilişkinin ne olduğu, insanlar arasında neden ilişkiler kurulduğu, ya da nasıl kurulduğu, kurulması gerektiği üzerine yazacağım. Şimdi böyle diyorum da şimdi attığım bişi bunlar, ama sanırım benim başlığımı değiştirmem hissetmemle alakalı, değişimi hissetmek.
Sen hissetmiyor musun içinde bir şeyler değişmeye başladığı zaman?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder