18 Şubat 2012 Cumartesi

'Hands' Üzerine



Wing Biddlebaum'a bu adın verilmesi ellerinden kaynaklı. Kuşların elleri kanatlarıdır. O eller ya onları özgür kılar ya da tutsak... S. Anderson da ''Elleri rahatsız ve kıpır kıpır, sanki yeni özgürlüğüne kavuşmuş bir kafes kuşunun kanatlarını ilk çırpmaya başlaması gibi, ona da ismini veren buydu.'' der.

Elleri oynak insanlar görür müsünüz etrafınızda? Benim var düşününce aklıma gelen birkaç isim.

Bazı duygularını ortaya çıkarmak için kullanır bu insanlar ellerini. En azından bence öyle. Mesela bastırılmış duygularını, samimiyetlerini, belki de heyecanlarını...

Wing Biddlebaum, tarlalarda çalışan hızlı - belki de doğru kelime ''marifetli'' ellere sahip - , orta yaşı geçmiş, kendini halktan soyutlamış görünümlü sitem içinde kendi utangaçlığına gömülmüş eski bir öğretmendir.

Marifetli elleri sayesinde ve de utangaç yapısıyla sessiz sedasız hızlı iş yaptığından hor görülmez. Birbirinden çekinen insanların bir arada yaşadığı kasabada da ona karışan, onunla sohbet eden pek kişi olmaz.

Her fırsatta elleri salkım-saçak, gözleri fıldır fıldır yemiş ve çilekimsi bitkiler toplayıp tren yolundan dönen küçük çocukları izler.

İlk başta anlam veremiyorsun neden yapar bunu? Belki de düşünüyorsun ki birbiriyle şakalaşan küçük çocuklara özenir yalnızlığında; çocuğu olmadığından çocuk hasreti çekebilir; veyahut safça eğlenen toycuklardan haz mı alıyor dersiniz?

Kasabanın tek gazetesi olan Winesburg Eagle'ın tek bilgi toplayan ve insanlarla en çok ve sık iletişim kuran elemanı -röportajcısı- George Willard'dır.

George da bizim Wing ile konuşacak ve sırlarını öğrenmemizi sağlayacak yegane kişidir elbet.

Wing Biddlebaum'un öğretmen olduğunu da George'tan öğreniyoruz, geçmişinin ne olduğunu, bu kasabaya nasıl geldiğini, önceden neler yapıp nerede yaşadığını. Konuşabildiği tek kişi George'tur ve onunla karşılaşmayı, konuşmayı hep dört gözle bekler. Çünkü hisseder ki içinde bir şeyler pır pır ediyor.

Wing çocuklara ilgi duyan bir öğretmendir. Çocuk tacizcisi derecesinde olduğunu çıkarmadım ben yazanlardan; fakat öğrencilerine öğretirken sürekli sırtlarını sıvazlaması, saçlarıyla oynaması biraz fazla gibi de gelmiyor değil hani.

Wing erkek çocukları elliyor. Anderson'un öğrencilerini 'pupils' olarak nitelendirmesi kız ya da erkek olup olmadığını belirtmiyor gerçi. Ben George'tan olsa gerek genç erkeklere ilgi duyduğu çıkarımında bulunmuştum.

Kasabadan yaka paça kovulacak olan, okul bahçesinde bir velinin yumruklarıyla yüzü dağılan ve sonrasında ellerinde meşalelerle kasabaca evi basılan bu öğretmen küçük bir çocuğun bana dokundu, beni okşadı gibisinden lafları sonucunda bu duruma düşmüştür.

Öğretmeyi, çocuklardaki öğrenme ışığını gözlerinden gördüğünde temasa geçen ellerini tutmak mümkün değil.

Şimdilerde de Winesburg kasabasında da bu geçmişi nedeniyle ellerini sürekli çevresinden gizlemekte onları bir hayvanı terbiye edercesine dizginlemeye çalışmaktadır.

Gerçek ismi Adolph Mayers olan Wing, George ile konuşurken birden bire yanıp tutuştuğu hayalleri, gençlere öğretme aşkı belki de öne çıkar ve ellerini unutup da cesurca öne atılır. George'un yüzüne dokunur ve der ki: ''Bu ana kadar bildiklerini geride bırakmalısın. Hayal kurmayı öğrenmelisin ve çevrenden yükselen sesleri duymazdan gelmelisin.''

Epifan - anlık aydınlık - yaşadığı bu an geçince birden George'un yüzündeki elini görüp irkilir ve hiçbir şey söylemeden yanından ayrılır.

Cesareti yine kırılmıştır uzun süre sonra. Belki de eskide yaşadığı tatsız anılar canlanmıştır ve korkmuştur.

Elleri böyle kıpır kıpır olan insanları hiç bu açıdan düşünmemiştim önceden. George da Wing'in ellerinin hareketliliğinden haberli ve onlar hakkında neler öğreneceğini merak edip yaklaşmıştır belki de kendisine.

Ucube diye Anderson'ın karakterlerinde gönderme yapılan ya da çağrıştırması gereken mana, hayatlarında sadece bir doğruya bel bağlayıp bu doğruyu mutlak yaşam biçimi olarak gören ve buna ulaşamadıkları zaman da kendilerini somut alemden uzaklaştırmış kişiler olarak nitelendirilir.

Burada Wing'in (Adolph'un) George sayesinde kendisini bulup içindeki gücü ortaya çıkardığı görülür. Elleriyle bir şeyler iletmek istemesi olarak da görülebilir, gençleri ellemekten hoşlanan bunu normal olarak gören bir düşünce yapısına sahip olduğu da düşünülebilir kanımca; lakin George'la aydınlanma anını yaşayıp sonrasında kaçmıştır.

Sonradan masanın altına dizlerini çöküp yerdeki ekmek kırıntılarını bir kuşun gagasını hızlı şekilde kullanması gibi elleriyle hızlı hızlı ve gergin bir halde yer. Oda yarı aydınlıktır. Bu bence ellerini yine gizlemesiyle bağdaştırılabilir. Ellerini saklar gibi, masa altında hızlı hızlı kullanır. Aydınlıkta ya da masanın üzerinde değil de yarı karanlık bir ortamda ve masanın altında...

Bazı yerlerde masanın altındaki bu görünüşünün dua eden bir rahibi andırdığı söyleniyor. Bu açıdan bakacak olursak ve yine ışıkla bağdaştıracak olursa görevini yerine tam olarak getirmeyen (getiremeyen) yozlaşmış bir din adamı portresi çizebilir bence.

''Hands''in bir önemini vurgulamak isterim. Ben önemli buldum bunu:

Sherwood Anderson evli ve çocukludur. Bir gün yine iş yerinde çalışırken 'belki' karakterlerinde görülen bu epifan'ı yaşayıp birden her şeyi bırakıp sokoğa yola düşmüş. Uzunca bir yürüş yapmış. Sonrasında işini ve ailesini bırakıp uzaklaşmış ve yazmaya başlamış. İçinde bastırdığı bu yazma eylemini sürdürüp hiçbir şeyi takmazcasına eyleme geçmesi bence başarılı ve cesurca bir hareket.

Bu ''Hands'' isimli bölümü de bir oturuşta yazmış bu yürüyüşü sonrasında. Ve yazdıktan sonra bir harfi bile değiştirmeden olduğu gibi bırakmış. Üzerinde oynamadan böyle güzel ve gramer olarak da başarılı bölüm yazması yeteneğini gösteriyor bence.




(Sherwood Anderson'un Winesburg, Ohio kitabındaki 'Hands' bölümü hakkında)

Hiç yorum yok:

Nature

Nature
Do not go where the path may lead, go instead where there is no path and leave a trail.