Oku ya kulum!
- Yüce ULUCA
- Sevgili blog okuru, Yazılarıma anonim olarak yorum yapabilirsiniz. Yapın yani. Belirtilmediği takdirde kullandığım resimler bana ait değildir. Yazılar benim kendi yaratılarımdır, başka yerde kullanacaksanız adımı belirtin. Please comment on them, you can ''anonymously''. Unless indicated, I have no copyright for the images I share. The Written things are my own creations, if you share state my name, do never plagiarize!
8 Şubat 2012 Çarşamba
Rastgele Atlayış
Onunla buluşmamız iyi oldu. Neden iyi oldu? Çünkü kafamdaki bazı şeyleri netleştirmemi ve dobra olmamı sağladı. Açıkladım her şeyi olduğu gibi. Kimseye söylemediğim şeyleri de söyledim. Bunları söylerken ben, onun yerinde olmak istemezdim. En azından kafasından beni tamamen silmesini sağladım gibi oldu.
İyi oldu evet kötü de olsa. En azından yalın dille açıklayabildiğim bilgileri aldı. Kim demiş hep kötü şeyler yaşayınca ders çıkarmalı diye?
Her zaman ders çıkarmalı. Ne kadar çok insan tanırsak o kadar gelişiriz. Her kitap gibi her insan da eşsizdir. Her zaman bir şeyler alırsın.
Mantık ile bakmamaya karar verdim artık; kimseye karşı. Bunu görmem önemliydi benim için.
Etkilendiğim insanlar arayacağım.
Sanki bir tane de buldum.
Onu eklemiştim bir sosyal alemde. Sonra silmiştim. Şimdi yeniden ekledim.
Kapısını çaldım. Kapıgözünden baktı bana. Geri tıkladı kapı arkasından.
Bir pazarlamacı havasıyla bir şeyler önerdim. Satın almadı ama düşüneceğini söyledi en azından.
Aralıklarla kapısını çalacağım. Açar mı bilmiyorum. En azından açmayacağından emin olana kadar dikileceğim orada.
Sonra bir gün karşılaştık. Yüzyüze gelemedim, utandım mı, bilmiyorum. Orada yokmuş gibi davrandım sanırım az çok.
İlk izlenimim nasıl oldu kim bilir?
Göreceğiz.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder