Sokakta top oynayan çocuklar…
Belki gerçek bir oyun sahaları bile yok; ama ne fark eder, onlar birkaç taş parçasıyla, betonlarla döşenmiş gri sokak aralarında hayalleriyle canlandırdıkları yapay bir o kadar da gerçek, oluşturdukları sıcak heyecanlarıyla koşuşturuyorlar bir plastik topun peşinde.
Belki gerçek bir oyun sahaları bile yok; ama ne fark eder, onlar birkaç taş parçasıyla, betonlarla döşenmiş gri sokak aralarında hayalleriyle canlandırdıkları yapay bir o kadar da gerçek, oluşturdukları sıcak heyecanlarıyla koşuşturuyorlar bir plastik topun peşinde.
Çağ dönmüş İnternet Çağı’na, onlar
bilgisayarda ya da oyun konsollarında değil de kendilerini, kendi vücutlarını
ortaya koyup soluk soluğa kalıyorlar bağrışıp orada ve burada. Kitap okuyorum
ben kulaklarımı, algılarımı dış dünyaya kapatmış halde.
Odamda sessizce
yoğunlaşmışım cümle aralarını okumaya.
Bu çocukların topu vuruyor camın
önündeki beyaz demir parmaklıklarımıza.
Ses etmiyorum, gülümseyip geçiyorum.
Diyorum ki gerçek çocukluk budur işte.
Gerçek çocukluk sokakta oynanan herhangi
bir oyundur.
Kardeşlik, beraberlik, samimiyet, toyluk ve bir avuç heves…
Ben
yine de ses etmiyorum okumaya, hazine ararmışçasına bir maceraya atılmışım
yalnız başıma.
Çoraplarımı giymemişim, yatağımın üstünde oturuyorum soğuk
soğuk.
Düşünüyorum ki arada, soğuk olması güzel, uykum gelmez.
Ben,
aldırmıyorum.
Ses etmiyorum camdan gelen çığlıklara, etmeyeceğim de.
Bağırın,
koşun, eğlenin çocuklar, yaşayın gerçek çocukluğu.
Ara veriyorum bir bardak
suyu indirmek için sıcak boğazımdan.
Camdan bakıyorum top kaçmasın diye arabaların
altına telaşlı şekilde hızlanarak ilerliyorlar yola fırlayıp.
Eski anılarım
canlanıyor.
Savunmada durduğum zamanlarım aklıma geliyor.
Topun park halinde
duran arabalara, evlerin camlarına, sağda duran binanın birinci katındaki kirli
ve tozlu sahipsiz balkonuna, oturduğumuz binanın işlemeyen marangoz atölyesinin
kepenklerine, yolun düz değil de eğri olmasından kaynaklı topun eylemsiz halde
hızlanarak aşağıdaki caddeye ulaşmamasına ve bir dakika içinde birçok farklı
araba geçerken kenara çekilmeye özen gösteriyorum; savunmada durarak topun
rakip olan arkadaşımın hareketleri sonunda benden geriye geçmemesine çaba
harcayarak.
Ey çocuklar, oynayın, koşun eğlenin sokaklarınızda.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder